Forumson

tarihi efsaneler Yurdumuzun tarihi eserleri

Ödevler Katagorisinde ve Coğrafya Forumunda Bulunan tarihi efsaneler Yurdumuzun tarihi eserleri Konusunu Görüntülemektesiniz.->Ülkemizdeki Tarihi Yerlerin Efsaneleri forumson.com - tarihi efsaneler Yurdumuzun tarihi eserleri Ağlayan Kaya-Niobe /Manisa Manisa'daki Ağlayan Kaya'nın Kral Tantalos'un kızı ...


Reklamı Kapat

Go Back   Forumson > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Ödevler > Coğrafya

Old 05-15-2011, 08:48   #1 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso's Avatar
Bilgiler
Join Date: Jan 2008

Posts: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44159
Deneyim: 66%
İletisim

Default tarihi efsaneler Yurdumuzun tarihi eserleri

 

Ülkemizdeki Tarihi Yerlerin Efsaneleri
forumson.com - tarihi efsaneler Yurdumuzun tarihi eserleri

Ağlayan Kaya-Niobe /Manisa

Manisa'daki Ağlayan Kaya'nın Kral Tantalos'un kızı Niobe olduğuna inanılır... Efsaneye göre Niobe'nin çocuklarının çokluğu tanrıça Leto'yu kıskandırır. Leto çocukları Apollon ve Artemis'ten Niobe'nin cezalandırılmasını ister. Onlar da Niobe'nin çocuklarını öldürür. 12 çocuğunu kaybeden Niobe büyük bir acıya kapılır. Baştanrı Zeus bu durumuna son vermek için onu taş haline getirir. Niobe'nin acısı dinmez ve o gün bugündür kayadan gözyaşları süzülür.


Keşişin Bahçesi /AĞRI

Kerem ile Aslı'nın hikâyesini bilmeyen yok gibidir. İsfahan Padişahı'nın oğlu Kerem keşişin kızı Aslı'yavurulur. Ancak iki genç din farkı yüzünden bir türlü kavuşamazlar... Dilden dile anlatılan bu efsanenin geçtiği yer Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesindedir... "Keşişin Bahçesi" vaha görünümünde büyük bir konaklama yeridir. Ayrıca hemen üzerinde bulunan tarihi İshak Paşa Sarayı yurtiçi ve yurtdışından ziyaretçileri ağırlar.

Cennet Ve Cehennem/Silifke

"Cennet ve cehennem bu dünyadadır" diyenler mutlaka Silifke'ye gitmeliler... Cennet obruğunun girişinde 5. yüzyılda yapılan bir kilise vardır. Cehennem çukurunun ürkütücü görüntüsünü ise ilginç bir efsane tamamlar: Zeus alevler kusan yüz başlıejderha Typhon'u yendikten sonra onu Etna Yanardağı'nın altına sonsuza kadar kapatmadan önce 120 metrelik korkunç Cehennem çukurunda hapseder...

Amazonların Adası /giresun

Kıyıya 2.5 kilometre uzaklıkta bulunan 40 bin metrekarelik Giresun Adası Karadeniz'in tek adası olmanın yanı sıra Amazonlar'ın yaşadığı ada olarak da bilinir. Her yıl 20 Mayıs'ta yapılan şenliklerde tekne turları düzenlenen ada ilginç bir ritüele de ev sahipliği yapar: Ana tanrıça Kybele'yi temsil eden üç ayaklı "Hamza Taşı"nın altından geçen Giresunlular soylarının devam edeceğine inanır...

SİS DAĞI- GELİNKAYA EFSANESİ /Giresun

Sis Dağı Doğu Karadeniz dağ sırasında yer alan denizden yaklaşık 2.200 m yüksekliği olan bir dağdır. Giresun'un Görele ilçesinin 30 km güneyinde bulunan Sis Dağı yörenin en yüksek dağıdır. Görele ve çevre ilçelerin halkı yazları Sis Dağı yaylasına çıkıp birkaç aylık burda kalırlar. Bu yaylada yaz aylarında kurulan ve halk arasındaki yaygın adıyla "Sis Pazarı" olan panayır yakın çevrenin çok renkli bir festivali sayılır. Bu pazar-panayır haftanın cumartesi günleri kurulur tüm yaz boyunca sürer. Sis pazarında türlü alış-verişin yanında yenilip içilir eğlenilir. Renkli yerel giysilerle genç kızlar delikanlılar davul-zurna ve kemençe eşliğinde horonlar oynar folklor gösterileri yaparlar.

Görele yöresi folkloru Sis Dağı'ndan derin izler taşımaktadır. Halkın sevinci üzüntüsü neşesi tasası hep Sis Dağı ile doludur. Sis Dağı yöre halkının dünyasında en büyük dağdır. Hani ne derler ' Başka büyük yok' tur. Sis Dağı'nın doruğundan Karadeniz'i Görele'yi Giresun'u hatta İstanbul'u ve dünyanın öte ucunu görebilirsiniz. Halkın inancı budur. Çevre halkının ezgileri türküleri deyiş ve ağıtları Sis Dağı ile doludur:

Sis Dağı beri bakar
Suyu bulanık akar.
İki gözümün biri
Dayma(daima) güzele bakar.

Oy Sis Dağı Sis Dağı
Ben yemem koyun yağı.
Kızlar benden istiyor
Zülüfüne gülyağı.

Oy Sis Dağı Sis Dağı
Eritemedin karı.
Bu yıl da böyle geçsin
Yüreğimin efk'rı.

Sis Dağı çevre halkıyla nerdeyse bütünleşmiş onların günlük yaşamının bir parçası durumuna gelmiştir. Halk söylenceleri efsaneler de Sis Dağı'ndan izler taşır. Bunlardan birisi de "Gelinkaya Efsanesi"dir:

Gelinkaya Sis Dağı'nın güneybatısında Görele'nin 30 km güneyindedir. Kuşköy'ün doğusundaki yamaçlarda bulunan doğal bir engebedir. Bu doğal kaya- engebe Sis Dağı'nın yamacına yaslanmış 30-40 m yükseklikte ve bebeğini sırtında taşıyan bir kadın görünümündedir. Halk arasındaki yaygın söylencesi şöyledir:

Uzun mu uzun ama çok çok uzun yıllar önce güzel bir gelin varmış. Bu gelinin çok sevdiği kocasıyla bir de çocuğu varmış. Karı kocayla birlikte oturan bir de yaşlı kaynana varmış. Bu ailenin geçimi hayvancılığa dayalıymış küçük baş büyük baş hayvan besliyorlar çobanlık yapıyorlarmış. Yaşlı kaynana karı - koca - çocuk üçgeninden oluşan bu mutlu ailenin mutluluğunu gölgeliyormuş. Kaynana çok titiz kavgacı yüzü gülmez gürültücü sert ve geçimsiz birisiymiş. Cadaloz yöresel deyişle 'acuze'nin tekiymiş. Hele hele genç gelinine karşı çok sert kırıcı ve acımasızmış. Genç gelin çoktan bu yaşlı acuzeyi terkedip gidermiş ya ne var ki kocasını ve çocuğunu çok seviyormuş. Bu sevginin verdiği güçle kaynanasının baskı ve işkencelerini göğüslemeye çalışıyormuş.

Günlerden bir gün genç gelin yanında çocuğuyla birlikte Sis Dağı'nın yamaçlarına inekleri otlatmaya gitmiş. İneklerden biri Sarıkız diye adlandırılan çok hoyrat dikbaşlı ötekilere uymayan onlardan ayrılıp ormanın derinliklerine giden bir hayvanmış. Genç gelin bebeğini avutup emzirirken Sarıkız kaşla göz arasında yok olmuş. Öteki sığırlardan ayrılıp ormanın derinliklerinde yitip gitmiş. Gelin neden sonra ineğin yokluğunu yittiğini farketmiş aramaya başlamış.

Genç gelin Sarıkız'ı bulabilmek için Sis Dağı'nı dolanıp durmuş her yanı aramış. Ama yok yok yok. Yer yarılmış da sanki Sarıkız onun içine girmiş aramadık yer bırakmamış ama yine yok. Akşam yaklaştıkça gelinin yüreğini korkular daha çok sarmış. Hem de bu kez iki kat korkmaya başlamış: eve gitse ineksiz Sarıkız'sız nasıl gidecek? Burda ormanda kalsa börtü böceğin kurdun kuşun elinde nasıl kalacak? İşte böyle iki katlı iki yanlı korkular kaplamış körpecik yüreğini. Tanrının günü kendisiyle kavga gürültü yapan kaynanaya yeni silahlar verecekti. İşte bu nedenle gelinin yüreğinde kat kat korkular yığılmış. Öyle korkular yığılmış ki "Sis Dağı kadar." Eve gitmesi de ormanda gecelemesi de olanaksızmış. Ne yapsın?

Umarsız çıkar yol bulamayan genç gelin çocuğu sırtında bir süre daha ormanda dolanmış aramış. Hiçbir şey hiçbir iz bulamamış ağlamış gözyaşları akan derelere karışmış. Karanlık bir iyice bastırıp gecenin yüreklere korku veren sessizliği çökmüş her yanı kaplamış. Korku nerdeyse elle tutulur olmuş gelinin tüm dokularına işlemiş. Artık yapabileceği hiçbir şey yokmuş. Son bir çabayla "Tanrım ya beni kuş et uçur ya da taş et dondur." Diye yakarmış. Gelinin yalvarışları kabul olunmuş o anda taş olup donmuş öylece sırtındaki çocuğuyla kalakalmış.

İşte o gün bu gündür Sis Dağı'nın yamacına yaslanmış olan Gelinkaya sırtında çocuğuyla gelip geçenlere binlerce yıl ötesinden kendi öyküsünü anlatıp durur.

Ejderha ve Kral kızı - Adana

Çok eski çağlarda Toros Dağları'nın tepesinde bir hükümdarın kızı yaşarmış. Dağlar çok sık bir ormanla kaplı olduğu üstelik de ormanda büyük bir ejderhanın yaşadığına inanıldığı için buralarda dolaşmak tekin sayılmazmış. Kral da kızına çevreyi tek başına dolaşmamasını sık sık tembihlermiş. Ama bir gün kız ormanda dolaşmaya çıkmış. Bir süre gezdikten sonra dik ve sarp bir kayalığa oturarak Gülek Boğazı'nı seyre dalmış. Orada otururken büyük bir gürültü kopmuş. Kız aşağıya baktığında ejderhanın kayalara tırmandığını görmüş. Ne yapacağını şaşırmış. Kurtulamayacağını anlayınca 'Tanrım beni ejderhaya yem yapacağına burada taş yap' diye yakarmış. Kızın duasını kabul eden Tanrı hem onu hem de ejderhayı taşa çevirmiş.

Taş kesen çoban- Kars

Kars'ın Kağızman İlçesi'nin Kızılöküz köyünde taş kesen bir çobanın efsanesi anlatılır. Bu çoban geçimini köy halkının koyunlarını otlatıp çobanlık yaparak sağlarmış. Yazın en sıcak günlerinde bu çoban koyunlarını en güzel ve en yüksek otlağa çıkarak otlatmaya koyulmuş. Ancak o civarda bir damla su bulunmazmış. Hem hayvanlar hem de çoban çok susamış. Susuzluktan bağrı yanan çoban 'Ya rabbim sana yedi kurban keseyim yeter ki şuradan su çıkartıp şu kulunun ve aciz hayvanların susuzluklarını gider' diye yakarmış. Çobanın bulunduğu yerin hemen yakınında o anda yerden su kaynamış. Sevincinden çılgına dönen çoban o buz gibi sudan kana kana içip hayvanlarına da içirerek susuzluklarını gidermiş. Ancak çoban sözünde durmamış. 'Koyunlar benim değil. Bunun yerine yedi bit öldürüp adağımı gerçekleştiririm' diye düşünmüş ve öyle de yapmış. Öldürdüğü bitleri de kaynağa atmış. Ne var ki kısa süre sonra çoban ve koyunlar bulundukları yerde taş kesmişler. Çobanın ve koyunların geri gelmemesi üzerine meraka düşen köylüler çobanı aramaya çıkmışlar. Çobanın ve bütün koyunların yeni kaynağın yanında taşa dönüştüğünü görmüşler. Bugün de o kaynağın civarındaki kayaların taşlaşmış çobanla koyunlarının kalıntıları olduğuna inanılır.

Sarı Kız - Güre / Balıkesir

Güre’de sakin bir adamın tek bir kızı varmış evlenme çağına gelen bu kızı çok güzel olduğu için pek çok kimseler istemiş babası belki de yalnız kalacağından korkarak bütün taliplere menfi cevap vermiş bunlardan biri kıza bir iftirada bulunmuş müteassıp olan babası da kızını öldürmeye kalkmış fakat çok güzel olan kızını kıyamamış onu Kaz Dağının bu Sarı Kız tepesine çıkarmış yanına oniki tanede kaz vermiş ve ne yapalım ben bu kazları çok seviyorum satmaya ve kesmeye kıyamıyorum. Bunlarda köyde boyna zarar yapıyorlar. Herkes şikayete başladı. Bu kazları burada yaymaktan başka çare yok diyor ve ertesi günde bu güzel kızı dağda ben gidip odun alayım diye yalnız bırakarak köye iniyor. Kız babasının karanlık basıp da gelmediğini görünce korkup ağlıyor ve bir taraftan da dua ediyor. Cenab-ı hak onun duasını kabul ediyor ve onu her tehlikeden koruyor. Babası kızının artık ortadan kalktığını tahmin ederek ağlaya ağlaya hacca gidiyor. Kazlar çoğalıyor kız günden güne daha fazla güzelleşiyor. Dağda fırtınada kalanlara yardım ediyor. Herkes ona hürmet ve sevgi bağlıyor. Babası hacdan dönüp kızının sağ olduğunu duyunca dağa geliyor. Kızı ile konuşuyor. Kız köylülerin hediye ettiği aletlerde gergef işlemekteymiş. Babası biraz su istiyor. Kız yanındaki boş su kabağını eline alıp oturduğu yerden konulu uzatıp körfezden kabağı dolduruyor. Babası suyun tuzlu olduğunu görünce ben içmek su istedim diyor. Kız kabağı döküp sen yalnız köy suyuna alışıksın sana Güre Çayının suyundan doldurayım diyor. Yine elini uzatıp Güre Çayından kabağı doldurup babasına uzatıyor. Babası bu hali görünce kızım ben sana kötülük ettim sen mertebeni bulmuşsun artık diyor. Kız kendisine fenalık edenlere beddua ediyor ve oracıkta ölüyor. Babası kızın vasiyeti üzerine onu bu Sarı Kız tepesine gömüyor. Kendiside Kartal Tepeye çıkıp orada ölüyor. Kartal Tepeye baba tepe denilmesinin sebebi bu imiş.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşşağıdaki linke tıklayınız


Yaso is offline   Reply With Quote

Sponsored Links
Reply

Bookmarks

Tags
efsaneler, eserleri, tarihi, yurdumuzun


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
 
Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are Off
Pingbacks are On
Refbacks are On

Forum Jump

Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
.::Galatasarayın Tarihi::.,.::Galatasarayın Tarihçesi::. gs nin tarihi gs nin tarihçe Yaso Galatasaray 2 03-31-2010 20:54
yurdumuzun yetistirdigi unlu muzik sanatcilari, yurdumuzun yetistirmis oldugu unlu mu Sevgi Müzik Sohbet 0 03-04-2010 13:14
Yalova’nın Tarihi Yalova Adının Kaynağı Genel Tarihi ilçeleri tarihi güzellikleri Yaso Yurdumun Dört Yanı 0 12-23-2009 11:21
soru osmanlı devletinin balkanlardaki tarihi eserleri cevap iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 1 10-27-2009 15:57
Bilimlerin Tarihi Gelişimi..(Geometri Tarihi..) _ѕєηєм_ MaTematik 0 11-27-2008 12:11


All times are GMT +3. The time now is 07:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Website Statistics
Toplist
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız doganinternet@hotmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to doganinternet@hotmail.com

DMCA.com