Forumson

aile içi ilişkilere yönelik islamın öğütleri

Ödevler Katagorisinde ve Genel Kültür Forumunda Bulunan aile içi ilişkilere yönelik islamın öğütleri Konusunu Görüntülemektesiniz.->İslâmda Aile ve Akrabalık İlişkileri forumson.com - aile içi ilişkilere yönelik islamın öğütleri Müslümanlar arasında bir din kardeşliği vardır. Bu ...


Reklamı Kapat

Geri git   Forumson > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Ödevler > Genel Kültür

Alt 12-06-2008, 23:08   #1 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 43930
Deneyim: 66%
İletisim

Standart aile içi ilişkilere yönelik islamın öğütleri

 

İslâmda Aile ve Akrabalık İlişkileri

forumson.com - aile içi ilişkilere yönelik islamın öğütleri Müslümanlar arasında bir din kardeşliği vardır. Bu din bakımından genel bir yakınlık ve akrabalıktır en kuvvetli bir bağdır. Bu yönden müslümanlar herhangi ırka herhangi yurda bağlı olurlarsa olsunlar birbirine bağlıdırlar birbirini sever birbiri hakkında hayır isterler. Bir âyet-i kerimede buyurulmuştur.
"Müminler şübhe yok ki kardeştirer."
Bundan başka müslümanlar arasında birbirinden farklı derecelerde bir soy bir neseb bir hısımlık ve akrabalık vardır. Bu bakımdan da aralarında birtakım görevler haklar ve hükümler bulunur. Bunların gözetilmesi dinimizce gereklidir.
Müslümanların çoğalmaları ve kuvvetlenmeleri yurdlarını ve varlıklarını savunabilmeleri aralarında aile ocağının gelişmesine bağlıdır. Bu yönü ile aile kurmak ve bu ailenin devamına çalışmak İslâmda önemli bir görevdir. Şöyle ki: Aile yuvası kurmaya gücü yeten ve kendisinde kuvvetli bir meyil bulunan müslüman için evlenip aile sahibi olmak vacib veya farzdır. Nefsi taşkın olmayan bir müslüman için de bir müekked sünnettir.
Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:
"Evleniniz çoğalınız; çünkü ben kıyamet günü ümmetlere karşı sizinle öğünürüm."
Fakat kadına zulüm ve eziyet edileceği bilinerek zevce haklarını çiğneyecek olan kimsenin evlenmesi haramdır. Çünkü bu durumda aile hayatından beklenen yararlar elde edilemez.
Talâk (boşama) işine gelince: Bu bir yönden meşru ise de diğer bir yönden yasaktır ve sakıncalıdır. Şöyle ki: Aile hayatından beklenen şeyler elde edilmeyince veya iffet ve geçim bakımından bir fenalık yüz gösterirse boşama meşrudur müstahsendir. Fakat böyle bir gerek ve zaruret bulunmadıkça boşama kötüdür müstahsen değildir. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:
"Allah katında helal olan şeylerin en sevimsizi boşanmaktır."
Onun için aile hayatını yaşatmaya çalışmalı gereksiz olarak ayrılma ve boşama olaylarına meydan vermemelidir. Bunun sorumluluğundan çekinmelidir.
Her müslüman için aile hayatı ile ilgili din meselelerini yeteri kadar bilip onları uygulamak da bir görevdir. Kimlerin birbiri ile evlenemeyeceğini kimlerin evlenebileceğini ve kimler arasında mahremiyet bulunduğunu bilmek gerekir.
Nikâh denilen evlenme akdi (sözleşmesi) karı-koca olacak müslümanlar veya bunların velileri veya vekilleri arasında iki mümin erkeğin veya bir erkekle iki mümin kadının şahidlikleri ile gerçekleşir. Çiftlerden biri tarafından teklif ve diğeri tarafından kabul olur. Şöyle ki: "Ben seni zevce edindim" diye yapılan teklife karşı taraf da "Kabul ettim" der. Çiftlerin veli veya vekilleri de şöyle der: "Ben falanın kızı falanı velisi veya vekili olduğum falan için zevce kabul ettim" diye yapılan teklife karşı: "Ben de falan kimseyi velisi veya vekili bulunduğum falancaya veli veya vekil olarak evlendirdim." der. Buna da şahitler şehadet ederler. Böylece icab ve kabul tamamlanıp akid yapılmış olur. Ayrıca kadına "Mehir" adı ile emsaline kıyasla bir mal verilmesi veya anılması gerekir. Bu "mehir" her iki tarafın rızası ile daha önce de tayin edilebilir. Kadın bu mehrini sonra kocasına bağışlayabilir.
Babalar dedeler anneler nineler erkek ve kız kardeşler amcalar dayılar halalar ve teyzeler arasında bir soy yakınlığı ve ebedî bir mahremlik vardır. Bunlar arasında nikâh asla caiz değildir. Bir kimse hiç bir zaman bunlardan herhangi birini nikahlayamaz.
Yine bir kimse kendi kardeşinin kızını ve bunun torunlarını da alamaz. Fakat bir kimse amcasının halasının veya teyzesinin kızını alabilir. İki kardeş çocukları birbirleriyle evlenebilirler. Bunlar arasında akrabalık varsa da mahremiyet yoktur.
Süt emme ile meydana gelen mahremiyet de soyla sabit olan mahremiyet gibidir. Onun için bir kimse ile süt babası süt anası süt dedesi süt ninesi süt kardeş evlâdı süt halası süt teyzesi arasında ebedî bir mahremiyet vardır. Bunlar birbirleri ile evlenemezler.
Süt mahremiyetinin gerçekleşmesi için süt emen çocuğun iki buçuk yaşından küçük olması ve emdiği sütün boğazından geçmiş olması şarttır. Bu iki buçuk yıldan sonra emilen veya içilen süt ile süt evladlığı veya kardeşliği olmaz. Bu müddet İmam Azam'a göredir. İki İmama göre süt emme müddeti iki senedir.
Zevcenin kocasının bazı akrabaları ile ve kocasının da zevcesinin bazı akrabaları ile Sıhriyet (Hısımlık) bakımından mahremiyetleri olur. Bu ise nikâhın cevazına engeldir. Şöyle ki: Bir kimse kendi karısının anasını ninesini başka kocasından olan kızını veya torununu asla nikâhlayamaz karı-koca arasındaki evlilik kalkmış olsa bile...
Bir insan eğer bunlardan birine helal olmadıkları halde yaklaşmış olsa veya bunların bir uvzunu harareti duyurmayacak bir engel olmaksızın şehvetle tutsa veya öpse bunun karısı kendisine ebedî olarak haram olur. Buna "Hürmet-i Müsahere" denir.
Bir kadın da kendi kocasının babası ile veya başka zevcesinden olan oğlu ile torunu ile evlenemez. Bunların arasında da ebedî bir hürmet vardır. Eğer aralarında helal olmayan bir yakınlık (temas) veya şehvetli bir ilişki (dokunma) meydana gelse bu zevce ebediyyen kocasına haram olur.
Bir erkekle kendi karısının kız kardeşi halası veya teyzesi arasında geçici olarak bir hürmet vardır. O erkeğin zevcesi ile boşama gibi bir sebeble nikâh (zevciyet) kalkınca iddet çıktıktan sonra bunlardan herhangi birini nikâhlayabilir.
Bir kimse üvey annesi ile kendi oğlunun veya torununun karısı ile asla evlenemez. Nikâh kalksa bile bu caiz olmaz. Bunlar arasında da "Hürmet-i müsahere" vardır. Eğer bir kimse oğlunun veya torununu zevcesine veya babasının zevcesine gayr-i meşru ilişkide bulunsa veya şehvetle dokunsa bu kadın kocasına ebedî olarak haram olur.
Hısımlıktan doğan haramlık meşru olmayan ilişki ile de meydana gelir. Şöyle ki: Bir kimse gayr-i meşru surette ilişki kurduğu veya şehvetle tuttuğu veya öptüğü veya tenasül organına şehvetle baktığı bir kadının neseb veya süt yönünden anasını ninesini kızını torununu asla alıp nikâhlayamaz. Bunlarla kendisi arasında ebedî bir haramlık bulunmuş olur. Bu yapmış olduğu haram işin bir nevi cezasıdır.
Bir müslüman başkasının nikâhında veya iddetinde bulunan bir kadını alamaz. Yine bir müslüman Kitab Ehli denilen bir Yahudî ve Hıristiyan kadınla evlenebilirse de bir Mecûsî veya putperest kadını nikâh edemez. Ancak kadın şirkini terk ederse o zaman caiz olur.
Müslüman bir kadın ise hiç bir gayr-i müslimle evlenemez. Bu islâm dininde kesinlikle haramdır. Böyle bir durum İslâm şerefine İslâm yararına müslüman kadının selâmet ve mutluluğuna aykırıdır.
Müslümanların karşılıklı olarak birbirleriyle ilişkilerinde bir hürmet ve nezaket vardır. Bir müslüman başkasının evine rızası olmadan giremez. Başkasının evi içine izni olmadan dışardan bakamaz. Sözleri ile kimseyi rahatsız edemez.
Erkekler göbekleri altından diz kapakları altına kadar olan yerleri müstesna olmak üzere birbirlerinin diğer bütün organlarına bakabilirler.
Kadınların birbirlerine veya kocaları olmayan erkeklere bakmaları da erkeklerin birbirlerine bakmaları gibidir. Onun için müslüman kadın diğer bir kadının veya bir erkeğin göbeği altından diz kapakları altına kadar olan kısmına bakamaz diğer uzuvlarına bakabilir. Ancak bir şehvet duygusu kalben bir istek ve meyil bulunmamalıdır.
Bir erkek kötü bir niyet olmaksızın yabancı olan (kendisine nikâh düşen) bir kadının yalnız yüzüne ve ellerine bakabilir. Fakat kendisine ebedî olarak haram bulunan anasının kızının ve teyzesi gibi kimselerin yüzlerine başlarına göğüslerine kulaklarına ve baldırlarına yine aralarında şehvet korkusu olmamak şartı ile bakabilir.
Erkekle zevcesi arasında özel durum olduğundan bunlar şehvetle veya şehvetsiz olarak birbirlerinin bütün vücudlarına bakabilirler. Yalnız cinsel organlara bakılmaması daha iyidir edebe uygun olan budur.
Bir doktor tedavisinde bulunan bir kadının hasta olan herhangi bir organına zaruret miktarı bakabilir. Fakat onun tedavisini bir kadına öğreterek ona yaptırması daha uygundur.

İslâmda Aile ve Akrabalık İlişkileri


52- Müslümanlar arasında bir din kardeşliği vardır. Bu din bakımından genel bir yakınlık ve akrabalıktır en kuvvetli bir bağdır. Bu yönden müslümanlar herhangi ırka herhangi yurda bağlı olurlarsa olsunlar birbirine bağlıdırlar birbirini sever birbiri hakkında hayır isterler. Bir ayet-i kerimede buyurulmuştur.
"Mü'minler şübhe yok ki kardeştirler."
Bundan başka müslümanlar arasında birbirinden farklı derecelerde bir soy bir neseb bir hısımlık ve akrabalık vardır. Bu bakımdan da aralarında birtakım görevler haklar ve hükümler bulunur. Bunların gözetilmesi dinimizce gereklidir.
53- Müslümanların çoğalmaları ve kuvvetlenmeleri yurdlarını ve varlıklarını savunabilmeleri aralarında aile ocağının gelişmesine bağlıdır. Bu yönü ile aile kurmak ve bu ailenin devamına çalışmak İslam'da önemli bir görevdir. Şöyle ki: Aile yuvası kurmaya gücü yeten ve kendisinde kuvvetli bir meyil bulunan müslüman için evlenip aile sahibi olmak vacib veya farzdır. Nefsi taşkın olmayan bir müslüman için de bir müekked sünnettir.
Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:
"Evleniniz çoğalınız; çünkü ben kıyamet günü ümmetlere karşı sizinle öğünürüm."
Fakat kadına zulüm ve eziyet edileceği bilinerek zevce haklarını çiğneyecek olan kimsenin evlenmesi haramdır. Çünkü bu durumda aile hayatından beklenen yararlar elde edilemez.
54- Talak (boşama) işine gelince: Bu bir yönden meşru ise de diğer bir yönden yasaktır ve sakıncalıdır. Şöyle ki: Aile hayatından beklenen şeyler elde edilmeyince veya iffet ve geçim bakımından bir fenalık yüz gösterirse boşama meşrudur müstahsendir. Fakat böyle bir gerek ve zaruret bulunmadıkça boşama kötüdür müstahsen değildir. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:
"Allah katında helal olan şeylerin en sevimsizi boşanmaktır."
Onun için aile hayatını yaşatmaya çalışmalı gereksiz olarak ayrılma ve boşama olaylarına meydan vermemelidir. Bunun sorumluluğundan çekinmelidir.
55- Her müslüman için aile hayatı ile ilgili din meselelerini yeteri kadar bilip onları uygulamak da bir görevdir. Kimlerin birbiri ile evlenemeyeceğini kimlerin evlenebileceğini ve kimler arasında mahremiyet bulunduğunu bilmek gerekir.
56- Nikah denilen evlenme akdi (sözleşmesi) karı-koca olacak müslümanlar veya bunların velileri veya vekilleri arasında iki mü'min erkeğin veya bir erkekle iki mü'min kadının şahidlikleri ile gerçekleşir. Çiftlerden biri tarafından teklif ve diğeri tarafından kabul olur. Şöyle ki: "Ben seni zevce edindim" diye yapılan teklife karşı taraf da "Kabul ettim" der. Çiftlerin veli veya vekilleri de şöyle der: "Ben falanın kızı falanı velisi veya vekili olduğum falan için zevce kabul ettim" diye yapılan teklife karşı: "Ben de falan kimseyi velisi veya vekili bulunduğum falancaya veli veya vekil olarak evlendirdim." der. Buna da şahitler şehadet ederler. Böylece icab ve kabul tamamlanıp akid yapılmış olur. Ayrıca kadına "Mehir" adı ile emsaline kıyasla bir mal verilmesi veya anılması gerekir. Bu "mehir" her iki tarafın rızası ile daha önce de tayin edilebilir. Kadın bu mehrini sonra kocasına bağışlayabilir.
57- Babalar dedeler anneler nineler erkek ve kız kardeşler amcalar dayılar halalar ve teyzeler arasında bir soy yakınlığı ve ebedî bir mahremlik vardır. Bunlar arasında nikah asla caiz değildir. Bir kimse hiç bir zaman bunlardan herhangi birini nikahlayamaz.
Yine bir kimse kendi kardeşinin kızını ve bunun torunlarını da alamaz. Fakat bir kimse amcasının halasının veya teyzesinin kızını alabilir. İki kardeş çocukları birbirleriyle evlenebilirler. Bunlar arasında akrabalık varsa da mahremiyet yoktur.
58- Süt emme ile meydana gelen mahremiyet de soyla sabit olan mahremiyet gibidir. Onun için bir kimse ile süt babası süt anası süt dedesi süt ninesi süt kardeş evladı süt halası süt teyzesi arasında ebedî bir mahremiyet vardır. Bunlar birbirleri ile evlenemezler.
Süt mahremiyetinin gerçekleşmesi için süt emen çocuğun iki buçuk yaşından küçük olması ve emdiği sütün boğazından geçmiş olması şarttır. Bu iki buçuk yıldan sonra emilen veya içilen süt ile süt evladlığı veya kardeşliği olmaz. Bu müddet İmam Azam'a göredir. İki İmama göre süt emme müddeti iki senedir.
59- Zevcenin kocasının bazı akrabaları ile ve kocasının da zevcesinin bazı akrabaları ile Sıhriyet (Hısımlık) bakımından mahremiyetleri olur. Bu ise nikahın cevazına engeldir. Şöyle ki: Bir kimse kendi karısının anasını ninesini başka kocasından olan kızını veya torununu asla nikahlayamaz. Karı koca arasındaki evlilik kalkmış olsa bile...
Bir insan eğer bunlardan birine helal olmadıkları halde yaklaşmış olsa veya bunların bir uzvunu harareti duyurmayacak bir engel olmaksızın şehvetle tutsa veya öpse bunun karısı kendisine ebedî olarak haram olur. Buna "Hürmet-i Müsahere" denir.
60- Bir kadın da kendi kocasının babası ile veya başka zevcesinden olan oğlu ile torunu ile evlenemez. Bunların arasında da ebedî bir hürmet vardır. Eğer aralarında helal olmayan bir yakınlık (temas) veya şehvetli bir ilişki (dokunma) meydana gelse bu zevce ebediyyen kocasına haram olur.
61- Bir erkekle kendi karısnın kız kardeşi halası veya teyzesi arasında geçici olarak bir hürmet vardır. O erkeğin zevcesi ile boşama gibi bir sebeble nikah (zevciyet) kalkınca iddet çıktıktan sonra bunlardan herhangi birini nikahlayabilir.
62- Bir kimse üvey annesi ile kendi oğlunun veya torununun karısı ile asla evlenemez. Nikah kalksa bile bu caiz olmaz. Bunlar arasında da "Hürmeti müsahere" vardır. Eğer bir kimse oğlunun veya torununu zevcesine veya babasının zevcesine gayr-i meşru ilişkide bulunsa veya şehvetle dokunsa bu kadın kocasına ebedî olarak haram olur.
63- Hısımlıktan doğan haramlık meşru olmayan ilişki ile de meydana gelir. Şöyle ki: Bir kimse gayr-i meşru surette ilişki kurduğu veya şehvetle tuttuğu veya öptüğü veya tenasül organına şehvetle baktığı bir kadının neseb veya süt yönünden anasını ninesini kızını torununu asla alıp nikahlayamaz. Bunlarla kendisi arasında ebedî bir haramlık bulunmuş olur. Bu yapmış olduğu haram işin bir nevi cezasıdır.
64- Bir müslüman başkasının nikahında veya iddetinde bulunan bir kadını alamaz. Yine bir müslüman Kitab Ehli denilen bir Yahudî ve Hıristiyan kadınla evlenebilirse de bir Mecusî veya putperest kadını nikah edemez. Ancak kadın şirkini terk ederse o zaman caiz olur.
Müslüman bir kadın ise hiç bir gayr-i müslimle evlenemez. Bu İslam dininde kesinlikle haramdır. Böyle bir durum İslam şerefine İslam yararına müslüman kadının selamet ve mutluluğuna aykırıdır.
65- Müslümanların karşılıklı olarak birbirleriyle ilişkilerinde bir hürmet ve nezaket vardır. Bir müslüman başkasının evine rızası olmadan giremez. Başkasının evi içine izni olmadan dışardan bakamaz. Sözleri ile kimseyi rahatsız edemez.
Erkekler göbekleri altından diz kapakları altına kadar olan yerleri müstesna olmak üzere birbirlerinin diğer bütün organlarına bakabilirler.
66- Kadınların birbirlerine veya kocaları olmayan erkeklere bakmaları da erkeklerin birbirlerine bakmaları gibidir. Onun için müslüman kadın diğer bir kadının veya bir erkeğin göbeği altından diz kapakları altına kadar olan kısmına bakamaz diğer uzuvlarına bakabilir. Ancak bir şehvet duygusu kalben bir istek ve meyil bulunmamalıdır.
67- Bir erkek kötü bir niyet olmaksızın yabancı olan (kendisine nikah düşen) bir kadının yalnız yüzüne ve ellerine bakabilir. Fakat kendisine ebedî olarak haram bulunan anasının kızının ve teyzesi gibi kimselerin yüzlerine başlarına göğüslerine kulaklarına ve baldırlanna yine aralarında şehvet korkusu olmamak şartı ile bakabilir.
68- Erkekle zevcesi arasında özel durum olduğundan bunlar şehvetle veya şehvetsiz olarak birbirlerinin bütün vücudlarına bakabilirler. Yalnız cinsel organlara bakılmaması daha iyidir edebe uygun olan budur.
69- Bir doktor tedavisinde bulunan bir kadının hasta olan herhangi bir organına zaruret mikdarı bakabilir. Fakat onun tedavisini bir kadına öğreterek ona yaptırması daha uygundur
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsored Links
Cevapla

Bookmarks

Tags
aile, içi, ilişkilere, islamın, yönelik, öğütleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadınlara yönelik erkek mağazası... Yaso Erkek Kahvesi 1 09-11-2008 21:22
AK Parti'ye yönelik saldırılar had safhada Haberci Siyaset Meydanı 0 09-10-2008 12:40
Diplomatik ilişkilere son Haberci Dünyadan Haberler 0 08-29-2008 17:26
Mevlana' nın Öğütleri LeGoLaS SLayt BöLümü (Power Point) 0 04-12-2008 16:27
Milislere yönelik operasyonlarda 700 ölü Haberci Dünyadan Haberler 0 04-04-2008 19:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:31 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Website Statistics
Toplist
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız doganinternet@hotmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to doganinternet@hotmail.com

DMCA.com