Forumson

Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler

Ödevler Katagorisinde ve Genel Kültür Forumunda Bulunan Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler Konusunu Görüntülemektesiniz.->OLİMPİYATLAR forumson.com - Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler M.Ö. 776 - M.S. 393 ? OLIMPIA (Her dört yılda bir yaz ...


Reklamı Kapat

Geri git   Forumson > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Ödevler > Genel Kültür

Alt 02-27-2008, 19:48   #1 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44563
Deneyim: 66%
İletisim

Standart Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler

 

OLİMPİYATLAR
forumson.com - Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler M.Ö. 776 - M.S. 393 ?
OLIMPIA (Her dört yılda bir yaz ayları bir tanesi hariç tümü Olimpia'da Olimpiyadlar'ın 28 asırlık tüm tarihini üç bölümde inceleyebiliriz.
1.M.Ö.776 yılında başladığına dair elimizde kalıntılar bulunan ve M.S.393 tarihinde o zamanlar Constantinople diye adlandırılan bugünkü İstanbul'da oturan Roma İmparatoru I.Theodosius tarafından sona erdirilen ve "Klasik veya Eski Olimpiyadlar" diye adlandırılan 1.169 yıllık tarihçe .
2.M.S.393'den 1896'ya kadar geçen ve belki de doğru olarak "Yarı Unutulmuşluk" devri diyebileceğimiz 1.503 yıllık zaman kesimi.
3.Kendinden evvel bu konuda pekçok çalışma ve devamlı olamamış organizasyonlar yapılmasına rağmen hayatını ve servetini ortaya koyarak 1896'da I.Olimpiyadlar'ı Baron de Coubertin ' in başlatıp devam ettirdiği ve 100.yılını kutladığımız " Modern Olimpiyadlar"
Adını yapıldığı Yunanistan'daki Olimpia yöresinden alan Olimpiyadlar'ın başlangıç tarihi kesinlikle M.Ö. 776 olduğu kabul edilmesine rağmen bu olayı başlatan nedenler konusunda tarihçiler aralarında pek anlaşamamaktadırlar.
Aslında Olimpiyadlar'ın tarihi incelendiğinde zamanla Yunan tiyatrosunun belkemiğini oluşturacak trajedi dram ve sembolizmin büyük rolü olduğunu görülecektir.
Eski Yunan'da sporun milattan önce 776' da ilki yapılan Olimpiyatlar'la başladığını kesinlikle düşünmemek gerekir.Olimpiyadlar adını bu yöreden almış ve hiçbir kesintiye uğramadan 12 asır devam etmiş bir olgudur.Diğer kentlerde yapılan başka spor şölenleri de Olimpiyatlar'ı örnek almışlar ama hiçbiri Olimpiyatlar kadar önem taşıyamamışlardır.
Eldeki bilgilere göre ilk Olimpiyatlar'ın programında "Stade" diye anılan spor sahasının uzunluğu olan 192 metreyi kapsayan tek bir spint (hız) koşusu bir bakıma Olimpiyatlar'ın temelini oluşturduğundan dolayı her Olimpiyad bu koşunun adını alırdı.Bu nedenle de 1. Olimpiyad Oyunları'nın adı Coroebus olarak da geçer.
Bu arada bölgede güvenin sağlanması ve halkın rahat bir yaşama kavuşması ile Olimpiyad programı da zamanla zenginleşti. Gençlerin de bu Oyunlar'da yer almasını sağlamak amacı ile kendi aralarında yapılan çeşitli spor yarışmalarına katılmaları gerçekleşti.
Romalılar'ın M.Ö.II. asırda Yunanistan'a hakim olmaları ile Oyunlar'ın kurallarında bazı değişiklikler yapıldı ve sadece Yunan vatandaşına açık olması gereken Olimpiyadlar'a Roma İmparatorluğu ' nun sınırları içindeki herkesin katılması gerçekleştirildi.
Demokrasi'nin beşiği olarak kabul edilen Yunan'da Olimpiyat Oyunları sadece Yunanlılar için yapılırdı.Hiçbir yabancı veya esirler Oyunlar'a katılamaz kadınlar da sahaya seyirci olarak dahi giremezlerdi.
Her dört yılda yapılan bu oyunlar arasındaki dört yıl " Olimpias" diye adlandırılır ve Oyunlar sırasında tüm yetki hakeme bırakılırdı. Zamanla spor dallarının çoğalması nedeniyle hakemlerin sayısıda 10'a çıkarılmıştı.
Oyunlar sonunda şampiyon olan sporcuya verilecek ödüllerde hakem tarafından verilirdi.Eski Yunan'da Olimpiyat şampiyonun başlı başına bir yeri vardı. Şampiyonun ardından ikinci gelenin adını kimse hatırlamazdı.Amaç " Zafer' e Ulaşmaktı" ve zafer de birinci gelmekle elde edilirdi.Günümüze kadar kalan kalıntılardan her hangi bir spor dalında şampiyonun ardından gelen sporcuların hiçbirine ait belgenin bulunmaması da Olimpiyad şampiyonluğunun kıymetini anlatan bu inanışı desteklemektedir.Yarışmalara katılmak isteyen genç Yunan vatandaşı da olsa hakemlere hırsızlık veya cinayetten sabıkası olmadığını ispatlaması gerekirdi. Yarışmalara kabul edilen sporcuların adlarını ve katılacakları spor dallarını gösteren bir liste herkesin görebileceğ bir yere konur ve Oyunlar sonuna kadar asılı kalırdı. Katılacak atletler Olimpiyat kurallarına uyacaklarına dair yemin ederlerdi.
Zamanla seyirci sayısının artması ve eldeki tesisin yetersizliği nedeniyle ilk yapılan stat üç kez yenilenmişti.Onbinlerce seyircinin ayakta seyrettiği Oyunlar sırasında zamanın tanınmış filozof düşünür şair ve hatta tarihçileri de gelir konuşmalar yapar ve Olimpiyatlar'ı seyredelerdi.
Günümüzün bazı yazarlarına göre Olimpiyatlar süresince Yunan yarım adasında tüm savaşlar dururdu.Aslında küçüklü büyüklü kentdevletler Olimpiyatlar sırasında da savaşlarına devam ederleramaOlimpiyatlar'a giden ve gelen sporcu ve seyirci kafilelerine kolaylık gösterirlerdi.
Stad'ın içten içe boyu 192 metrelik koşunun yapabileceği uzunlukta olup genişliğide 35 metreyi geçmezdi.Eski Olimpiyadlar'la günümüzün sporları arasındaki en büyük fark Olimpiyadlar'ın tamamen kişi sporuna dayalı bir anlayışla programlanmış olmasıdır.Eski Olimpiyad 'lar da bu nedenle hiç bir takım oyunu veya sporuna rastlanamaz.En kısa koşu 12 asırlık bilinen tarihi içinde 192 metre ve en uzunuda daha sonraları eklenen ve adına "uzun koşu" denen stad'ın başından sonuna kadar 7 veya 24 kez koşulmasını kapsayan yarışlardı.
Zamanımıza kadar yıpranmadan durabilen heykel ve yapıtlarda görülen güzellik ve mükemmellik vasıflarını Olimpiyadlar’da da kullanılan Eski Yunanlılar Olipia'daki spor yapılan yörede yönetim sağlık merkezleri Olimpiyadlar'a katılacak sporcuların yarışmalar başlamadan bir ay evvel gelmeleri gerektiğinden bu sporcuları barındıracak lojmanların ve bunların yanında sanat eserlerinin bulunmasına dikkat ederlerdi.
Olimpiyadlar'da tüm sporcular çıplak olarak yarışırlardı.Güneşten pek fazla rahatsız olmamak ve ciltlerini korumak amacı ile zeytinyağı sürerlerdi.
Olimpiyadlar'ın bu haşmeti etrafa saçtığı hürmet şampiyonların şöhreti ve toplum üzerindeki olumlu etkisinden olacak zamanın pek çok tanınmış yazarı olayı konu olarak ele almıştı.Bu yazarlar arasında Eski Olimpiyadlar'a eserlerine çok büyük yer veren kişi olarak Pindar akla gelir.Ama bu kadar heyecan zafer yenilgi darm ve trajedinin gözlen önündeki bir toplamı olan Olimpiyadlar'ı konu ederken şairliği yanında spora verdiği önemle M.Ö. 518-438 yılları arasında yaşadığı sanılan Pindar bir bakıma da "Spor Yazarlarının Babası" ünvanını alacak kadar meşhur olmuştu.
Atina'nın şimdiki İranlılar'ın dedesi sayılabilecek ve yakın yörelerde büyük imparatorluk kurmuş Persler'i M.Ö.490'da yendikleri Maraton Savaşı'nı anlatan bir şiirinde Pindar Philippides adlı bir askerin atina'ya 40 km.lik bir mesafede bulunan Maraton'dan koşarak gelmesi zafer haberini vermesi ve yorgunluktan düşüp ölmesini anlatmış ve bu şiir zamanımızda dahi hala doğru olarak inanılan bir kanı haline dönüşmüştür.
Aslında o zamanlar uzun mesafe haberleşmesibu işi meslek haline getiren idmanlı kişiler tarafından yapılırdı. M.Ö.485 - 425 yılları arasında yaşamış " tarihçilerin babası" diye anılan HEREDOT 'un bu konuda hiç bir şey yazmaması işin pindar tarafından dramatize edilmiş bir olay olduğunu desteklemektedir. Amapindardan kaynaklanan bu olay XIX. asrın sonunda yeniden canlanacak ve maraton kelimesiolimpiyatlar dendiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alacaktır. Olimpiyatlar tarihizamanla çok gelişecek ve günümüzde dahi bizleri heyecanlandıracak Yunan tiyatrosunun tüm trajedi dram ve sembolik kavramlarına sahiptir.
Olimpiyatlar yapıldığı sahanın zamanla genişlemesibüyük ve sanat eseri olarak kabul edilen yapıtların yer alması 12 metre boyunda bir Zeus heykelini içine alabilecek kadar büyük bir tapınağın yapılması spor tesisleri ve sporcuların barınakları ile birlikte bu bölgenin gayet çarpıcı ve göz alıcı ve turistler için çekici bir yer olmasını sağlamıştır.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsored Links
Alt 02-27-2008, 19:48   #2 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44563
Deneyim: 66%
İletisim

Standart

 

Antakya eskiden Dünyanın en muhteşem Olimpiyat oyunlarının düzenlendiği merkezlerden biriydi.Günümüzde 4.yılda bir yapılan ve bütün milletlerden sporcuların katıldığı olimpiyatlar ilk önce antik çağda Olympia'da Yunanlılara arasında düzenlenen yarışmalarla başlamıştır. M.Ö.11.yüzyıda başlayan olimpiyatlar 4.yılda bir yapılıyor ve sadece Atletizm etkinliklerine yer veriyordu.
Olimpiyat takvimi ancak M.Ö. 776'da benimsendi ve Olimpiyatların tarihi başlamış oldu.Başlangıçta Tek bir dalda yapılan sadece bir gün süren Olimpiyatlar sonra beş güne nihayet 30 güne çıktı.Zamanla Olimpiyatlara ilgi katılım ve devletlerde arttı.Oyunlar süresince savaşlar ve çatışmalar duruyordu.M.Ö.350 yılında oyunlar kesin şeklini aldı.Yarışma konuları çoğaldı.Oyunların galipleri ülkelerinde büyük rağbet görüyor ayrıcalıklardan yararlanıyor hatta heykelleri dikiliyordu.
Antakya'da Olimpiyat niteliğideki ilk festivalin M.Ö.195 yılında Daphneia'da (Defne-bugünkü Harbiye) yapıldığı söylenir.Antiokhos IV. Epifanes zamanında M.Ö. 167 yılında Daphneia'de düzenlenen ve 30 gün süren oyunlarda yer alan festival korteji belkide tarihin en muhteşem en zengin ve gösterişli festival kortejiydi.Festival ucu görülmeyen bir resmi geçitle açıldı.Roma giysili beşbin zırhlı genç adam arkadan beşbin Misyalı üç bin Kilikyalı asker altın başlıklarıyla geçtiler.Daha sonra gelenler üçbin Trakyalı ve beşbin Galat'tı.Altın ve gümüş kalkanlarıyla yirmi bin Mekodonyalı onları izledi.Asker yürüyüşleriyle geçen elli çift gladyatör sonra altın ve gümüş koşum takımlarıyla süvariler oldukça görkemliydiler! ... Fillerden sonra askerlerden daha çok sayıda tanrı tanrıça yarı tanrı ve kahraman heykelleri geçti.Yanlarında rahipleri bakireleri ile Suriye'den Fenike'den Kapodokyadan Kilikya'dan çok sayıda tanrı ve tanrıca en garip Mısır tanrıları ve sonunda Grek tanrıları geçtiler.En güzel giysileri içinde kadın ve erkek otuz gün boyunca büyük bir coşkuyla gladyatör dövüşlerini avları yarışmaları izlediler.Şölenlerde yiyip içip gevezelik ettiler.Sonrada ülkelerine döndüler.
Antakya'da Olimpiyat oyunlarının düzenli olarak yapılmasına İmparator Augustus zamanında başlandı ve kısa sürede Roma aleminin en ünlü Festivallerinden biri haline geldi. Bu oyunlar her dört yılda bir Ekim ayında ve 30 gün süre ile yapılıyordu.Başlangıçtan itibaren düzenli olarak yapılan bu oyunlara henüz Olimpiyat adı verilmemişti.Zaman geçtikçe bu işi yürüten görevlilerin suistimalleri nedeniyle Olimpiyat (yada festival) çalışmaları aksamaya başladı.Claudius zamanına gelindiğinde oyunlar düzenlenmez oldu.Antakya halkı Claudius'tan yeni bir festival düzenlemesini istediler bu istek kabul edildi 43-44 yıllarında yeniden düzenlenen ve beş dalda yapılan oyunlara "Olimpiyat" adı verildi.Tiyatro temsilmüzik etkinliklerininhipodromda yarışmaların seyirlik ve atletik yarışmaların yer aldığı oyunlar her beş yılda bir Ekim ayında ayın görülmesiyle başla bir ay sürerdi.Ancak savaşlar yangınlar depremler ve diğer toplumsal olaylar nedeniyle olimpiyatlar düzenli yürütülemedi ancak 15-20 yıllık aralarla yapılabildi.Nitekim bu tarihlerden sonra biri M.Ö. 23.Haziran.192'da Hadrian'ın Antakya'yı ziyareti sırasında olmak üzere 180-192 yıllarına rastlayan Commodus dönemine kadar ancak 6 defa Olimpiyat düzenlenebilmiştir.
Bu dönemde şehir Marcus Aurelius'un Doğu orduları Komutanlığına tayin ettiği ve birbirleri tarafından imparator ilan edilen Avideus Cassius Pudens'i desteklediği için imparator Marcus Aurelius 175-176'da Olimpiyatlarda dahil olmak üzere oyunları ve seyirlik gösterileri kaldırdı.
İmparator Commodus (180-192) ise Atletizme seyirlik oyunlara düşkündü.Onun döneminde Antakya tarihinin en iyi bilinen yönlri Olimpiyatlar ve diğer festivallerdir. Halk kendisinden oyunların tekrar düzenlenmesini istedi ve 181 yılında Olimpiyatlar için tekrar izin verildi.Oyunlar için sağlanan özel tahsisat başka işlerde kullanılmaması için hazineye aktarıldı.
Yeniden düzenlenen oyunlar Temmuz Ağustos ayları içinde yapılacak ve 45 gün sürecekti.Oyunların idaresi ile başkan sekreter ve genç bir görevliden oluşan bir kurul görevliydi.Oyunların yeniden başlaması nedeniyle bu gayeye hizmet edecek yeni binalar yapıldı.Bunların en önemlileri gelen yarışmacılar için yapılan konaklama yerleri ve yağmurlu ve çok sıcak havalarda kullanılabilecek tribünlü üstü örtülü bir koşu alanıydı.Bu dönemde oyunlarda güreş müsabakaları da yer alıyordu Oyunlarla birlikte festival ve eğlencelerde canlandı.Commodus'un emriyle eğlenceler için hazineden tahsisat ayrıldı.Bu eğlencelerin en ünlüsü her üç yılda bir Mayıs ayında Dionysos ve Afrodit onuruna kutlanan Gece Sefahatleri festivali "Maiouma" idi.Bunlardan başka at yarışları yapılırdı.Tahsisat ayrılan üçünçü bir faaliyet türü Ares ve artemis festivalleriyle ilgili olan vahşi hayvan avlarıydı.Çıkarılan emre göreher dört yıllık devrede6 ay av yasağı uygulanacakbunun dışında kalan 42 aylık dönemde avlanılabilecekti. İmparatorun oyunlarla ilgili emrinde dansçılar ve komedyenler getirilmesi hükmü de yer alıyordu.Bu lütuflarından dolayı Antakya halkı imparatorun bronz bir büstünü dikti.
Bundan sonraki dönemde İmparator komodeion adına bir festival düzenlendiği bir yazıtta kaydedilmiştir. Septimus Severus zamanında itibar yönünden Antakya'ya rahip olan Lazkiye önem ve rağbet kazanmıştı.İmparator oyunları Antakya'dan kaldırdı ve kazandığı zafer anısına İssos'ta kurduğu oyunlarla birleştirdi.Bu politik muhalif ve ihtilal endişesinden kaynaklanan bir tedbirdi.
Caracalla imparator olduğunda (211-217) Antakya Olimpiyatları yeniden düzenlendi.Olimpiyatları yeniden başlatma kararı çok iyi zamanlanmıştı.Kutlamaların geleneksel Julian artık yılında yapılabilmesi için Olimpiyatlar 212 yılı yazında yeniden başlatıldı.İmparator Diokletian kendisine ve hanedanına kutsiyet kazandıran zeus şerefine yapılması nedeniyle Antakya Olimpiyatlarına özel bir ilgi gösteriyordu.Diokletian koruyucusu zeus onuruna Daphneia olimpik stadyumu yeniden inşa ettirdi ve bir olimpiyat yılında (muhtemelen 300 yılında) Antakya da uzun süre kaldığı bir dönemde Olimpiyat oyunları başkanlığı görevini bizzat yürüttü.356 ya da 360'da Olimpiyat oyunlarının yapıldığı Libanius'un bu oyunlara yazdığı methiyeden anlaşılmaktadır.
380 384 388 yıllarında ve daha sonra 404 yılında Antakya'da Olimpiyat oyunları düzenlendi.şehirde aynı zamanda tiyatro çalışmaları sahne gösterileri ve at yarışalrıda yapılıyordu. Theodusis II.zamanında mali sıkıntılar arttı.Oyunların mali yükünü Antiokhoschuzon adlı bir vatandaş üstlendi ve hipodrumdaki gösteriler olimpik oyunlar ile maioumanın yapılması böylece sağlanmış oldu.İstanbul'un en ünlü yarış arabası sürücüsü Calliopas'ın Antakya hipodrumunda yarışıp galibiyetler kazandığı oyunlarda şiddet oyunları patlak verdi.520 yılında yayınlanan bir impataroruk emri ile Antakya Olimpiyatlarından vazgeçildi.Bu muhalif gruplar arasındaki çatışmayı bastırma amacıyla alınmış bir tedbirdi.Bu karar Olimpiyatları sona erdirmiş oluyordu.Zaten Olimpiyatların devamına imkan da yoktu.Çünkü 526 yılında meydana gelen şiddetli depremde Antakya ve Daphneia yerle bir oldu ve Antakya eski ihtişamına kavuşamadı.( Hatay TarihiMehmet TEKİNAntakya-1993)
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2008, 19:49   #3 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44563
Deneyim: 66%
İletisim

Standart

 

<FONT face=Arial>M.Ö. 776 yılında tek bir yarışma olan 192 metrelik koşu ile başlayan Klasik Olimpiyatlar'daki programın gelişmesine paralel bir değişim görebiliriz.
Zamanla koşu mesafelerinin artması yeni ve değişik koşuların programa alınması savaşlarda yaya askerin artık zırh kullanması sanat ve felsefenin daha iyi anlaşılması ve Olimpiyad'a büyük ilgi gösterilmesi sonucu olarak program zenginleşmiş ve değişmiş bir güne sığdırılan yarışmaların beş güne yayılması gerekmişti.Zamanla stad'ın gidiş gelişini kapsayan daha sonra da 1.500 ve 5.000 metrelere yakın koşular programda yer almıştı.Bazı yazarlara göre uzun mesafe koşularının programa alınmasıkentler arasındaki haberleşmeyi sağlayan profesyonel koşucuların Yunan toplumundaki yerini vurgulamak amacı ile yapılmıştı.
Bu haber taşıyıcılarından en tanınanı Persler'le yapılan bir savaşda Atina'dan Isparta'ya kadar olan 200 km. iki günde koşarak askeri birliklerin savaşa katılmasını sağlayan Phippides adlı koşucudur.Belki de şairve hemen her Yunanlı yazar gibi olayı daramatize etmekten hoşlanan Pindar'ın kaleme aldığı ve zamanımıza kadar adı gelen sözde Maraton galibiyetini Atina'ya bildiren haberi verdikten sonrada yığılıp ölen Philippides adlı kahramanın kökeni de bu profesyonel koşucu olmalıdır.
Yunanca 'da "Beş" anlamına penta dan üretilerek pentatlon denen beşli bir yarışma M.Ö.708 yılındaki 18. Oyunlar'da programa konmuştu. Bu yarışmanın programa alınması ile koşu uzun atlama disk ve mızrak atma ve güreş gibi sporun hemen her dalında başarılı olabilecek atletlerin yarışması gerçekleşmişti.Pentatlonda ilk olarak sporcuların herhangi branşta yarıştıkları bilinmemekle birlikte son yarışma güreşti.Metre veya kronometre gibi başarıyı ölçebilecek atletlerin olmadığı o zamanlarda şampiyonun nasıl belirlendiği konu hala bilinmemektedir.
Bazı yazarlar ilk üç yarışmada birinci gelen sporcunun diğer iki yarışmaya girmeden şampiyon olarak kabul edildiğini iddia ederken diğerleri değişik bazı puanlamaların uygulandığını söylerler. Pentatlon 'daki beş branştan biri olan uzun atlama sadece bu yarışma içinde yer alır ve kendi başına yapılmazdı. Atletler zamanımıza kadar gelmiş bazı vazo üstlerinde de görüldüğü gibi ellerinde ağırlıklarla koşarlardı. Bu ağırlık taşıma olayının daha uzun bir mesafeye atlamak için mi kullanıldığı yoksa bir kural olarak mı uygulandığı konusunda elde pek bilgi bulunmamaktadır.Ama elde ağırlıkla atlamanın zamanımızda yapılan deneylerde pek olumlu sonuçlar vermediği de saptanmıştır.
Olimpiyatlar'da tüm vurgu ve önem şampiyonun üstünde olduğu için ikinci gelene pek aldırmayan ve bunların adlarını dahi saklamayı akıllarına getirmeyen yetkililer uzun atlamamızrak ve disk atmadaki mesafelere ait bir bilgi bırakmamışlardı.
Ama Olimpiyadlar'da şampiyonlar arasında sıralanmamasına rağmen uzun atlamanın tek başına yapıldığı diğer büyük yarışmalarda birincilikler kazanmış olan Kroton'lu Phaullus uzun atlamada " elli artı beş " diyerek bu branştaki üstünlüğünü anlatmak istemişti.Bahsi geçen rakamların " ayak" olduğunu da ilave eden Phaullus 'un uzun atlamada 16.28 gibi hakikaten imkansız görülen sıçramayı yaptığı anlaşılır.
Bazı yazarlar uzun atlamadaki bu dereceye ulaşmanın imkansızlığını bildiklerinden yarışmanın uzun atlama değil belki de üç adım atlama olabileceğini ileri sürmüşlerdir.
Uzun atlamada dünya rekorunun hala 9 metrenin altında olması ve üç adım atlamada ise 16.22 metrenin ancak 1952 'de atlandığını hatırlarsak bu derecelerde bahsi geçen "ayak" ölçüsünün bizim bildiğimiz ve 30 cm. olarak kabul edilen "ayak" ölçüsünün olmadığını kolayca anlayabiliriz. Buna karşın bazı yazarlar bilhassa uzun atlamadaki akıl almaz mesafenin atlandığını söylenmesindeki amacın Olimpiyat şampiyonlarının tanrıların verdiği bir güçle insanoğlunun ulaşamayacağı şeyleri yapabileceğinin göstergesi olarak kabul edilmesi için abartılarını vurgularlar.
Pentatlon'daki beş yarışma ile seyircilere sunulan güreş aynı Olimpiyatlar'da kendi başına bir spor olarak programa alınmıştı Amaç rakibin ayakları dışında herhangi bir parçasının üç kez yere değmesi idi.Bu nedenle güreşçiler mümkün olduğu kadar ayakta güreş tutma yolunu seçerler ve yere düşmemeye gayret ederlerdi.Tarihçiler bütün gün süren güreş müsabakalarını ve yenilmedikleri halde yorgunluktan minderi terk eden güreşçilerden bahsederler.
Yunan mitolojisinde kahramanların düşmanlarını yenmek için kullandıkları bir dövüşme tarzı olarak anlatılan boks aslında Ispartalılar tarafından geliştirilmiş ve yakın savaşta gayet etkili bir yöntem olarak askerlikte kullanılmıştı. Boks spor olarak M.Ö.688'de Olimpiyad programına alınmıştı.
Boksla güreşin karışımı olan ve sadece rakibinin gözlerini oyma ve ısırma dışında herşey serbest olduğu Panktration aslında belki de programdaki en vahşi spordu.
Zamanla at yarışları ve atlı araba yarışları programa girdi ve bunlar stadın yakınında sırf bu sporlar için yapılmış boyu 600 metre olan hipodrum'da yapılırdı.Şampiyonlar biniciler değil at sahipleri idi.Ve atların isimleri ve şöhreti yıllar boyu dillerden düşmezdi.

Baron Pierre de Coubertin
Dünya Spor Tarihi'nde Modern Olimpiyatlar'ın kurucusu olarak tanınan Pierre de Coubertin 1 Ocak 1863 ' de Paris 'de doğdu. Baba ve ana tarafından soylu bir aileye dayanıyordu. İyi okullarda okudu eskrim ve boks dersleri aldı.
Coubertin kendi ülkesinde eğitimle sporun biraraya getirilmesi konusunu düşünüyordu.Bir süre sonra demokrasi eğitim ve spor konularında hayran olduğu İngiltere'ye gitti ve bu ülkedeki eğitim ve spor anlayışlarının Fransa 'da da uygulanması gerektiğine inandı.
Papaz Didon'un Kafasındaki yenilikleri açtığı okul kapısı üstüne astığı bir levhada yer alan Latince " Citius Altius Fortius" sözcüğü Coubertinin belleğinde kalacak ve zamanı gelince " Daha Hızlı Daha Yüksek Daha Kuvvetli" anlamına gelen bu slagonbir delice fikrin temel unsuru olarak dünyanın her tarafında bilinecekti.
Demokrasi eğitim ve spor sahalarında merakını çeken Amerikaya'da giden Coubertin çeşitli eğitim ve spor tesislerini gördü ve bunları yönetenlerle tanıştı.Fransa'ya döndüğünde artık onun için atılacak adım sadece Fransa'ya değil tüm dünyaya bir kıpırdama getirecek bir olay olmalı idi.
Zamanla Fransa'daki çeşitli spor kuruluşlarının biraraya gelmesini sağladı.
İngiltere'den kürek takımları Paris'de Seine nehrinde Paris takımının kürekçileri de Henley'de İngilizlerle yarışıyorlardı. Bu arada 1899 yılında spor yöneticilerini topladığı bir kongredeki " Modern çağın gelişimine uymak için Olimpiyatlar'ı canlandırmalıyız." sözleri bazı dinleyicileri şaşırttı.
Ama Coubertin büyük bombasını patlatmak için tüm hazırlıklarını yapıyordu.1894 yılının Haziran ayı ortasında Sorbonne'da 37 spor kuruluşunu temsilen 78 kişi ve 9 ülkeden 200 delegeninde bulunduğu 2.000 aşkın bir davetli ve dinleyici Coubertin'in organize ettiği" İnternational Athletic Congress" adlı bir toplantıda buluştular.Kongre gündeminde iki temel unsur olarak amatörlük kavramının anlam ve uygulaması ve Olimpiyadlar konuları vardı."Olympism" diye adlandırılan ikinci komitenin başında Yunanlı Demitrios Vikelas ve üyeler arasında da Amerikalı Dr. William M. Sloane vardı.Coubertin Kongre'den bir hafta evvel Revue de Paris dergisinde yayınladığı bir makalede canlandırılmasını istediği Olimpiyadlar'ın temel ilkelerini sıralamıştı.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2008, 19:49   #4 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44563
Deneyim: 66%
İletisim

Standart

 

Modern Olimpiyat fikrinin özünü Modern Olimpiyatların kurucusu Baron De Coubertin'in çeşitli kitap yazılı beyan deklarasyon ve diğer yazılı belgelerinde bulmak mümkündür.
Olimpizm beden gücü ve becerisi ile birlikte insan aklının gelişmesini hedef alan ve böylece insanın tüm niteliklerini simetrik bir biçimde ve bir uyum içinde gelişimini hedef alan bir felsefedir.
Amaçlarından diğer birisi de insanı eğitmek karakterini ve ahlakını kuvvetlendirmek eskilerin ideali olan " KALOS KAGATHOS" insanı yaratmaktır.
Olimpizm tam manası ile eğitsel ve pedagojik amaçlar güder.Olimpizm ne bir din ne bir sosyal doktrinne de bir sosyalekonomik sistemdir.Olimpizm bir ruh halidir hayat tarzıdırinsanlık görüşüdür.Asalet ve tertemiz ahlak okuludur. Bir " çıkarsız ideal " inancıdır.
Çağımızın en önde gelen sosyal olaylarından olan Olimpizmayırtetmeden tüm dünyayı kucaklarkarşılıklı saygıyı;işbirliğini ve tüm insanlar arasında arkadaşlığı karşılıklı anlayışı amaçlar. Eşit koşullar altında dürüst ve eşit rekabeti hedefler. Başka sosyal sahalarda birbirleriyle rekabet eden insanlara elle tutulur örnekler verir. Uluslar ırklar renkler politik sistem ve sınıflar arasında hiç bir ayırım kabul etmez. Bu felsefe ile Ulusrararası barış ve anlayışın gelişmesine yardım eder. Gençlere hürriyet fikrinin doğru manasını öğretir ve böylece sosyal çevrede birlikte yaşamanın ideal koşullarını yaratır.
Dört yılda bir tekrarlanan Olimpiyat Oyunları oyunlar sırasında tüm katılanların birlikte Olimpiyat Köyünde Müşterek kurallar altında ortak yaşamaları Olimpiyat ruh ve prensiplerine uygun olarak dünyanın en seçkin sporcuları ile yarışmak ve bu yarışmaları idare eden tarafsız hakemlerin kararlarına mutlak iteati temin etmek suretiyle Olimpizm bu konuda büyük hizmet görmektedir. Olimpizm uluslararası bir kurumdurtam manası ile müstakildir. ve her türlü milli siyasiekonomik veya diğer kısıtlamalardan uzaktır. Bu özerk tutum çok önemlidir. Olimpik felsefenin hadef ve amaçlarına erişilmesini temin eder.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2008, 19:50   #5 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44563
Deneyim: 66%
İletisim

Standart

 

( ATİNA - 6 - 15 NİSAN 1896 ) YUNANİSTAN
AÇILIŞI YAPAN:KRAL I.GEORGE
KATILAN ÜLKE SAYISI:14
KATILAN SPORCU SAYISI:245 ( ERKEK )
1894 yılında kurulan IOC ( Uluslararası Olimpiyad Komitesi) 'nin aldığı kararla Atina'da organize edildi. Yunanistan her 4 yılda bir yapılması planlanan Olimpiyatların sürekli kendi ülkesinde yapılmasını istiyorduancak yapılan toplantıda kabul görmedi ve bir sonraki olimpiyatlar'ın Fransa'da Paris'te yapılmasına karar verildi.Böylece Olimpiyatlar Uluslararası bir nitelik kazanmış oldu. Ayrıca Bu Olimpiyatlar'da Maratonda şampiyon olan atlete yapılan ekonomik yardım da profesyonelliği beraberinde getirdi
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
bilgiler, butun, ile, ilgili, olimpiyatlar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Canlı: Olimpiyatlar başlıyor Haberci Dünyadan Haberler 0 08-08-2008 15:31
Olimpiyatlar 'Bir Dünya Bir Rüya' sloganıyla başlıyor Haberci Dünyadan Haberler 0 08-08-2008 09:27
Apple'ın "çılgın" planıyla ilgili yeni bilgiler Haberci Bilim ve Teknoloji Haberleri 0 07-29-2008 16:41
MSN Mssngr 7.5 İle ilgili bütün programlar уυѕυƒ Msn Teknik Destek 0 07-25-2008 10:25
Yemekle ilgili pratik bilgiler LeGoLaS Mutfak-Yemek Tarifleri 0 03-20-2008 22:39


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Website Statistics
Toplist
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız doganinternet@hotmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to doganinternet@hotmail.com

DMCA.com