Forumson

Türk müziğinde üflemeli çalgılar ve resimleri

Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar Katagorisinde ve Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) Forumunda Bulunan Türk müziğinde üflemeli çalgılar ve resimleri Konusunu Görüntülemektesiniz.->II- NEFESLİ ÇALGILAR: 1 Zurna, forumson.com - Türk müziğinde üflemeli çalgılar ve resimleri 2 Kaval (dilli, dilsiz), 3 Düdük (dilli, ...


Reklamı Kapat

Geri git   Forumson > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)


Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)

Yeni Konu aç   Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-12-2009, 15:52   #1 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,330
Konuları: 30850

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3439 / 3439
Güç: 10776 / 46214
Deneyim: 70%
İletisim

Standart Türk müziğinde üflemeli çalgılar ve resimleri

 

II- NEFESLİ ÇALGILAR:
1 Zurna,
forumson.com - Türk müziğinde üflemeli çalgılar ve resimleri 2 Kaval (dilli, dilsiz),
3 Düdük (dilli, dilsiz),
4 Çığırtma (çırıtma),
5 Sipsi,
6 Çifte, tulum-çifte,
7 Mey, balaban

Kamışlı Üflemeli Çalgılar:

Zurna: Nefesli Türk halk çalgılarının en tiz ve en gür sesli çalgısıdırBu nedenle genellikle meydanlarda davul ile birlikte çalınmaktadırDüğün bayram gibi önemli günlerde çalındığı gibi, eski Türklerin savaşlarına da katılıp mehter takımlarında da çok önemli bir yer almıştır Üflemeli halk çalgılarının başında gelen zurnanın kökeni Ortaasya’ya dayanmaktadırYurdun her yöresinde açık hava çalgısı olarak davul ile birlikte yaygın bir şekilde kullanılmaktadır
Zurnanın boyu 30cm ile 56cm arasında değişmektedirGövde ve sipsi olmak üzere iki bölümden oluşmaktadırÖn yüzünde 7, arka yüzünde de 1 olmak üzere 8 adet ses perdesi bulunmaktadırBu perde deliklerinden başka kalak üzerinde daha küçük çaplarda “Şeytan Perdesi” denen perdeler bulunmaktadır
Türkiye’de zurnalar doğudan batıya doğru gittikçe belirgin bir büyüme kaydettiği görülürBüyüklük ve küçüklüklerine göre üç guruba ayrılırlar

1 Kaba Zurna 2 Orta Zurna 3 Cura(Zil) Zurna

Zurnanın erik, şimşir ve zerdali ağacından yapılanları tercih edilmektedirKaba Zurna Ege, Trakya, Sivas, Tokat ve Kastamonu’nda çok yaygın olarak çalınan yapı itibariyle zurna ailesi içinde en büyük olanıdırBoyu 50-55 cm arasında değişmektedirAna gövde büyüyünce diğer parçaları ve delikleri de ona göre büyürÇalınması bakımından en rahat çalınan zurnadırÇünkü, 2 oktav kadar geniş bir ses sahasına sahiptirDeliklerinin ve delik aralıklarının büyük oluşu sebebiyle diyez ve bemoller en rahat bu zurnadan çıkarılırÖzellikle Ege ve Trakya’da 2, hatta 3 zurna bir arada çalarBunlardan biri dem tutarken diğeri melodiyi çalmaktadırVeya ikisi dem tutar biri çalar, tam tersi de olabilirBuna karşılık yanlarında genelde çift davul çalındığı görülürAslında bu dem tutanlar ustalarının yanında zurnaya yeni başlayan ve daha acemi olanlardırOnlara dem tutarak kendilerini geliştirmeye çalışırlar

Zurnanın Bölümleri

A Lüle: Bu kısma lüle denildiği gibi, ''etem'' veya ''metem'' de denilirZurnanın nezik kısmının içine geçirilmiş ağaç veya madenden yapılma bir zıvanadır Bu zıvananın gümüşten olanlarının ucuna yine gümüşten bir kordon takılır ve zurnanın boyuna halkalanırTıpkı bir nargile ağzına benzeyen etem, zuma çalanların çok önem verdiği aletlerden birisidirTakılan gümüş kordon bu aletin kaybolmamasını sağlamak içindir

B Nezik: Zurnanın ağaç kısmına başka renkte bir ağaçtan yapılmış ve monte edilmiş kısmıdırBu zurnanın ağzına kuvvet vererek çatlamasına yardımcı olur Gerek nezik gerek etem istenildiği zaman çıkarılabilirBu ayrı ayrı muhafazasını da sağlarBazı zurnalarda sabit de olabilirFakat bunlar makbul değildir

C Soluk deliği: Zurna'nın alt taraftaki neziğe en yakın deliğinin ismidir Kara Ali ismindeki zurnacı soluk deliğini şöyle anlatır ''Efendim soluk deliği adamın burnuna benzer Adam oğlu ekmek yerken su içerken burnu olmazsa nefes alamaz Bazı havalarda burundan ses çıkarır gibi zurnayı öttürmek gerekir O zaman bu deliğe sağ elin baş parmağı ile dokunarak sağır ses çıkarırlar '' Buna bazı Abdallar ''metem'' diyorlar

D Cin-Seytan delikleri: Zurnacılar zuma borusunun sağ ve sol tarafında açılmış ince deliklere cin veya şeytan deliği adını verirlerBu deliklerin ne işi yaradığı bilinmemektedirKara Ali ismindeki zurnacı cin deliklerinin hava almak için olduğunu söyledi

E Zurna borusu: Zurnanın ses çıkaran geniş ağzına denirBorunun kenarları ve üst kısmı ekseriya gümüştendirCura borularında iki, büyüklerde üç tane şeytan deliği bulunur

F Hava döndüren: Zurnanın deliklerine verilen isimdirYedi tane olan bu deliklere yukarıdan itibaren, dört tanesini sağ el, geri kalan üç tanesini sol el idare eder

G Avurtluk: Etem'e geçirilen değirmi bir alettirAğaç, kemik ve metalden yapıldığı olurBazen kenarları yontulurEn makbul avurtluk koyunun kürek kemiğinden yapılanıdırHavanın dışarıya kaçmasını önlemede büyük etkendir

Mey: Dilli, üflemeli çalgilar sınıfına girerGürgen, ceviz vb sert ağaçlardan yapılanları varsa da en makbulü erik ağacından yapılanıdırGenellikle Doğu Anadolu’da Erzurum,Kars, Gümüşhane,Bayburt,Van ve Erzincan yörelerinde yaygın olarak kullanılan bir çalgıdırBalaban diye de adlandırılan bu çalgı Ortaasya kökenlidirBir gövde ve ağız tarafına takılan ses çıkarıcı yassı kamış ağızlıktan ibarettirSesi mat ve hafiftirBu özelliği ile küçük ve kapalı yerlerde zurnanın yerini alır Sesi zayıf olduğu için daha çok kapalı mekanlarda ve oda toplantılarında çalınmaktadırKamış üzerindeki kıskaç sayesinde ses inceltilip kalınlaştırılabilmektedirÖzel bir yöntemle yassılaştırılan kamış, kıskaç ve gövdeden meydana gelirKıskacın kamış üzerinde aşağı veya yukarı doğru itilmesiyle yaklaşık bir perdelik ses değişimi yapılabilmekte veözelliği ile çalgı gruplarına hemen uyum sağlayabilmektedir Zurna gibi kesintisiz üfleme tekniği ile çalınırBir oktav civarında ses genişliği olan Mey’in üç çeşidi vardır bunlar;

1 Ana Mey 2 Orta Mey 3 Cura Mey
Gövdenin üst kısmında 7, alt kısmında ise 1 adet ses perdesi bulunan Mey’in, 9-10 adet ses perdeli olanları Azerbaycan ve Türkistan’da “Balaban” adı ile kullanılmaktadır

Sipsi: Halk çalgılarımızın üfleme ile (nefesli) çalınan en küçük boylu çalgılarından birisi olup,Sipsi adı ( İnce küçük ) anlamına gelirGöl kenarlarında, sazlıklarda veya sulak arazilerde yetişen, kamış veya kargı dediğimiz malzemeden yapılır Bu malzemeleri çeşitlilik gösterir Bunların et kalınlığı (iç çapı) 4-5 mm olanları kullanılırEge bölgesinde ve Teke yöresinde kullanılan çalgılardandırBatı Akdeniz Bölgesinde özellikle teke yöresi; denilen Burdur, Isparta, Denizli, Muğla, Afyon ve Antalya'nın özellikle Korkuteli Elmalı dolaylarında en fazla da Burdur'da ve yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedirSipsi ile çalınan halk ezgilerinin oyunlu alanlarına "sipsi oyunları" da denilmektedir Genellikle teke yöresinde sipsi ile çalınan ezgilerin ölçüleri dokuz zamanlıdırSipsi’nin boyu biçimi ve perde sayısı her çalan ve yapan ustaya göre değişmektedirGövde kısmı 20cm kadardır1 veya 1,5 oktav civarında ses genişliği vardırGenellikle 6 veya 7 adet ses perdesi olanlar kullanılmaktadırKamıştan yapılır ve iki parçalıdırBirinci kısım ağızlıktır aynı zamanda sipsinin ses veren (öten) kısmıdır İkinci kısım üzeri deliklerin açıldığı gövde kısmıdırAğızlık denen birinci kısım, sipsinin (gövdenin) içine girebilen çapı daha dar ve ince kamıştan yapılır Uzunluğu da 3 ya da 4 cm dirBorusu kemik ve ağaçtan yapılanları da vardırKuvvetli bir nefesle çalınırGür bir sesi vardırSipsinin kendine özgü ve çok ilginç bir akortlama sistemi vardır Ağızlığın gövdeye geçen kısmındaki açılmış olan kapağın üzerine iplik dolanır Böylece aşağı yukarı oynatmak suretiyle istenilen akort elde edilmiş olur Yine ağızlığın üzerine açılan kanalın içine saç kılı geçirilerek, ayarlanmış akordun değişmemesi sağlanırSipsi görünüm olarak küçük, çalınış itibarıyla çok zor olan nefesli hak çalgılarımızdan birisidirEksik perdeli oluşu çalınmasını bir kat daha güçleştirir Ancak eksik perdeli olması yöre özelliğindendirYedi delikli sipsilerin, alttan iki deliği açık olmak üzere diğer delikler kapatılarak çalınır Ağızlığın baş kısmı dil ile veya herhangi bir madde ile kapatılarak üflenirSipsinin kenar seslerinde devamlı olarak üstten beş delik (perde) kapalı olarak tutulur (arka delik dahil) En önemli özelliklerinden bir tanesi nefes alıp verme, yani sesi hiç kesmeden sürekli olarak nefes çevirme olayıdırBu nedenle sürekli çalındığı için sipsi çalanın dudakları yorulmaktadır ve ağızlık ile gövdenin birleştiği yere bazen zurnada olduğu gibi plastik bir maddeden 'lüle' denen araç geçirilirBunun görevi ise yorulan dudakları bir lüleye dayamak koşuluyla dinlendirmek ve daha uzun süre çalınmasını sağlamaktırSipsi çalabilmek için önce güçlü bir nefese ihtiyaç vardırBoğaz,Gurbet,Teke ve Zeybek havalarının en güzel seslendirildiği bir halk çalgımızdır

Çifte: Dilli nefesli (üflemeli) çalgılar gurubuna girerİki kavalın yanyana monte edilmesiyle Zonguldak civarı ve güneydoğu Anadolu bölgesinde kullanılmaktadırÖn kısmında 5-6 adet ses perdesi bulunmaktadırBoruların her ikisinde perde sayısı eşit olabileceği gibi bir tarafta bir adet ses perdesi de olabilirHer iki kamışında uç kısımlarında ses veren iki küçük kamış eklenmektedir Dil görevi gören bu küçük kamışlar ağız boşluğuna alınır ve aynı anda hava üflenerek çalınırGüney Anadolu da özellikle Antakya ve Yayla dağı çevresinde Argun adı ile bilinmekte ve çalınmaktadırDeğişik yörelerde Argul, Kargın, Zambır gibi adlarla da bilinmektedir

Dilli Üflemeli Çalgılar: Dilli düdük ve büyük çoban kavalları, 25-30cm olanlarından,75-80cm olanlarına kadar değişik ebatlarda olabilir Anadolu’nun hemen hemen her yerinde kullanılmaktadırBu çalgıların ön yüzünde 6-7, arka kısmında ise 1 adet ses perdesi bulunmaktadır

Dilsiz Üflemeli Çalgılar: Pirinçten yada ağaçtan imal edilirlerBunlar da dilli nefeslilerde olduğu gibi 20cm ile 80cm arasında değişen boyutlardadır Genellikle"Çoban Kavalı"olarak tanınırlarBu ad,dilsiz nefeslilerin delik sayıları dilli nefeslilerdeki gibidirSes delikleri kromatik sesleri çıkarabilmektedirler Kartal kemiğinden yapılan "Çığırtma" da dilsiz nefesli sazlardandır

Çoban Kavalı: İnsanoğlunun üflemeli ilk çalgılarındandır Çeşitli kaynaklarda ''ağız sazları'' arasında anılan çalgı Orta Asya Türk uygarlıklarından itibaren bilinir Ülkemizde yüzyıllardır, ''çoban sazı'' ya da ''düdük'' olarak tanınan kaval, Büyük Göç'le yayıldığı toplumlarda ise, farklı ad ve biçimlerde çalına gelmiştirBu kavalların oldukça yumuşak ve etkileyici bir sesi vardırYurdun her köşesinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadırDilli ve dilsiz olmak üzere iki çeşidi vardırHer iki grup da kendi içerisinde diatonik ve kromatik perdeli biçiminde sınıflandırılırSert ağaçlardan yapılmaktadırErik, Gül, Davulga, Sandal gibi bir çok ağaçtan yapılabilmektedirPirinç gibi madeni olanları da olsa bile, en makbulü erik ağacından yapılanıdırKaval kelimesi içi boş anlamında olan Kov’dan türemiştirSes genişliği 2,5 oktavdırNefesli (üflemeli) çalgılar gurubuna girerÖn yüzeyde yedi, arka yüzeyde bir olmak üzere sekiz perde deliği vardır Genelde tek parçadan oluşmakla birlikte, birbirine geçen ve taşımada kolaylık sağlayan üç parçalı kırma kaval örneği de görülmüştürGünümüzde geleneksel müziğin çalgı topluluklarının önemli bir renk çalgısı olarak kullanılan Kaval, standartlara göre üretilmediği için boyutları hakkında kesin bilgiler olmamasına karşın 30 ile 80 cm arasında değişen bir yapı gösterdiği söylenebilir
Üst kısmında 7, alt kısmında ise 1 ezgi perdesi bulunmaktadırBu perdeler dışında kavalın alt kısmında da Şeytan Deliği ve Hazreti Ali adı verilen 4 perde daha vardır
Çığırtma: Dilsiz dogrudan üflemeli Türk halk çalgısıdırÇığırtma, kartalın kanat kemiğinden yapılır15-30 cm uzunluğundadırDaha çok çobanlar tarafından kullanıldığı bilinen bu çalgı, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş çalgılardandırElazığ ve civarında Toros dağlarının batı kesiminde eskiden yaygın olarak kullanılan dilsiz ve üflemeli bir çalgıdırÖnde 6-7, arkada ise 1 adet ses perdesi bulunmaktadırYaklaşık bir oktav ses genişliği vardırAltısı üstte birisi altta olmak üzere toplam yedi tane ezgi perdesi vardırKartalın kanat kemiği tüylerden ve kaba bir biçimde etten arındırılırToprağa gömülürBir süre beklenir, ilik ve et parçalarının toprak içerisindeki canlılar tarafından tüketilmesinin ardından süt içerisinde kaynatılırKaynatmanın amacı kemiğin beyazlamasını ve işlemek için yumuşamasını sağlamaktırBu işlemin ardından perde delikleri açılır

TULUMLU ÜFLEMELİ ÇALGILAR:

Tulum: Genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde (Rize, Artvin) yaygın olarak kullanılan hava depolu bir
halk çalgısıdırLülük (goda), Gövde ve Nav olmak üzere üç bölümden oluşur Tulum oğlak derisinden çıkarılarak elde edilmektedirÖn ayağına ağızlık, arka ayağına ise klavye(Nav) tespit edilerek diğer kısımlar kapatılır Ağızlık vazifesi gören tahta borudan üflenerek tulum şişirilirDeri hava ile dolunca klavyeden ses çıkmaya başlar Koltuk altına yerleştirilerek çalınmaktadırTuluma yerleştirilen klavye kısmına "Nav” denilmektedirNav üzerinde birbirine paralel 5 çift ses perdesi bulunmaktadırTulumun en önemli kısmı nav`dır Nav özellikle şimşir ağacından yapılır Yaklaşık 40 derece eğri şimşir ağacının içini düzgün bir şekilde oyduktan sonra analıklar dediğimiz delikli 10mm çapında boruları ve kamıştan özel olarak yapılan çibun dediğimiz sipsi`leri özenle ve düzgün şekilde nav`a yerleştirilirTulumu şişirmek için kullanılan dudula; yuvarlak bir ağacın içi delinerek yapılır ve hava geriye kaçmasın diye iç tarafına naylon`dan bir kapak yapılıp raptiye ile tutturularak havanın geri gelmesi önlenirTulum yurdumuzda Trabzon, Rize, Erzurum, Kars'ta, Kuzey ve Doğu Anadolu Bölgesinde ve Trakya bölgesinde kullanılmaktadır Genellikle kuzu ve oğlak derisinden yapılan tuluma Trakya'da Gayda adı verilmektedirTulumun orjinal sesi "si" ve "lâ" dırParlak,etkileyici bir ses rengine sahiptir

Gayda: Trakya bölgesinde yaygın bir halk sazıdırTuluma benzeyen bu sazda çifte kamış yerine ağaçtan yapılmış düdük bulunmaktadırAyrıca gayda da uzunca bir dem ses veren boru bulunmaktadır
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsored Links
Cevapla

Bookmarks

Tags
çalgılar, müziğinde, resimleri, türk, ve, üflemeli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk emocu Kızların resimleri Yaso Emo ResimLeri, Emo ResimLer 0 11-11-2009 21:14
Modifiyeli türk kamyonlarının resimleri aknet Modifiye Arabalar ve Motorlar 0 10-29-2009 22:35
Türk bayrağı resimleri hkn_37 Masaüstü 1 09-30-2008 10:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:34 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Website Statistics
Toplist
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız doganinternet@hotmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to doganinternet@hotmail.com

DMCA.com