Forumson

Radyoaktivitenin tıpta kullanımı

Ödevler Katagorisinde ve Tıp Forumunda Bulunan Radyoaktivitenin tıpta kullanımı Konusunu Görüntülemektesiniz.->RADYOAKTİVİTENİN TIPTA KULLANIMI forumson.com - Radyoaktivitenin tıpta kullanımı RADYOAKTİVİTENİN TIPTA KULLANIMI Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından 1896 yılında tesadüfen keşfedilen ...


Reklamı Kapat

Geri git   Forumson > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Ödevler > Tıp

Alt 09-24-2008, 17:00   #1 (permalink)
Operator

Yasal UyarıArkadaşlar Lütfen Konulara Cevap Yazalım iyi veya Kötü Değerlendirelim Emeğe Saygı!
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Jan 2008

Mesajlar: 32,275
Konuları: 30795

Tesekkür: 3
481 Mesajina 1044 Tesekkür Aldi Üye No: 28
REP Gücü : 1000
REP Puanı : 27049
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Seviye: 92 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3437 / 3437
Güç: 10758 / 44558
Deneyim: 66%
İletisim

Standart Radyoaktivitenin tıpta kullanımı

 

RADYOAKTİVİTENİN TIPTA KULLANIMI
forumson.com - Radyoaktivitenin tıpta kullanımı
RADYOAKTİVİTENİN TIPTA KULLANIMI


Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından 1896 yılında tesadüfen keşfedilen radyoaktivite bugün "bir atom çekirdeğinin ta¬necikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanması" olarak bilinmektedir. Tıpta en sık kullanılan iyonlaştırıcı radyasyon tipleri X ışınları gamma ışınları beta ışınları ve elektronlardır.

RADYOAKTİVİTENİN YARARLARI:
1. Radyoaktivitenin İnsan Sağlığı Üzerindeki Yararları
a) Işınım (Radyasyon): Işık ışınları ısı X ışınları radyoaktif maddelerin saldığı ışınlar ve evrenden gelen kozmik ışınların hepsi birer ışınım biçimidir.Radyoaktif maddelerin saldığı alfa ve beta ışınları ile yıldızlardan savrulan kozmik ışınlar parçacık biçiminde yayılan ışınımlardır.Gamma ışınları X ışınları morötesi (ultraviyole) ışınları görünür ışık kızılötesi (enfraruj) ışınım radarlarda kullanılan mikrodalgalar ve radyo dalgaları elektromagnetik ışıma biçimleridir.Gamma ışınları hem uranyum ve radyum gibi doğal radyoaktif maddelerce hem de bir nükleer reaktörde ya da bir atom bombası patladığında atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla salınır. Bu ışınlar canlılar için zarlıdır; ama tıpta urları yok etmek ve hastanelerin araç gereçlerini mikropsuzlaştırmak için bu ışınlardan yararlanılır. Radyoaktifliğin ışınım etkilerinden yararlanılan uygulamaların başında ışın (Curie) tedavisi gelir. Bu yöntem kanser ve benzeri habis tümörlerin yok edilmesinde kullanılır. Bu tedavi için en çok kullanılan radyoaktif izotop bir gama yayımlayıcısı olan kobalt-60 izotopudur. İlk defa 1951 yılında Kanada ve İngiltere’de iki farklı yöntem çerçevesinde kullanıldı. Ardından dünyanın pek çok yerine ihraç edildi.

b) X Işınları: 1895 yılında Alman bingin Wilhelm Konrad Röntgen tarafından keşfedilmiştir. Röntgen bu radyasyona “X-ışınları” adını verdi. Bugün Dünya’da Almanya dışında (Almanya’da Röntgenstrahlen olarak adlandırılıyor) bu isimle anılıyor.X ışınlarının tıpta kullanılması (radyoloji) bazı hastalıkların teşhisini ve organizma içindeki berelerin araştırılmasını geniş ölçüde kolaylaştırır.
Radyografi sayesinde organlardaki ve kemiklerdeki anormallikler (verem kalpte biçim bozukluğu kanser zatülcenp omurga çarpıklığı) saptanabilir. Radyoskopi solunum hareketlerinin izlenmesine ve öksürüğün etkisiyle akciğer dokusunda meydana gelen değişimlerin saptanmasına olanak verir. Örneğin koldaki bir kemiğin kırık olmasından kuşkulanılıyorsa hastanın kolu X ışını kaynağı ile bir tür fotoğraf filmi arasına yerleştirilir. Işınlar etten daha kolay geçip kemikte zorlandığı için banyo edilen filmde kemik boyu bir gölge halinde görülür.
X ışınlarının bir adı da Röntgen ışınları olduğu için bu yöntemle organların filminin çekilmesine genellikle “röntgen çekmek” denir. Günümüzde X ışınlarının kullanıldığı en önemli tanı yöntemlerinden biri bilgisayarlı tomografidir. 1970’lerde EMI Ltd.’nin araştırma laboratuarlarında Godfrey Hounsfield tarafından geliştirilen bilgisayarlı eksenel tomografi (CAT) vücuda çeşitli açılardan giren X ışınlarının şiddetinin dokulardan geçtikçe hafiflemesi temeline dayanır. Bu ölçümlerden yararlanan bilgisayar vücudunun iç bölgelerini dilimlere ayırarak görüntüler. Bu teknik karaciğer böbrek gibi yumuşak dokuların birbirinden ayırt edilmesini ayrıca aynı organ içindeki farklı yapıların saptanmasını sağlar. Daha yeni bir teknik içeren nükleer manyetik rezonans (NMR) yönteminde güçlü bir manyetik alanda bulunan hastanın vücuduna X ışınları yerine radyo dalgaları yöneltilir. Vücuttaki farklı atomlar manyetik alanın etkisi altında farklı frekanslardaki radyo dalgalarını soğurur. Bilgisayar bu farklılıktan elde edilen ölçümleri kullanarak iç organların görüntüsünü verir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan pozitron ışın tomografisi (PET scan) özellikle beyindeki bazı hastalıkların teşhisinde kullanılır.
Bu yöntemde hastaya çok az miktarda karbon-11 izotopu içeren glikoz verilir. Daha sonra glikoz ile beyne giden karbon-11 izotopunun yapmış olduğu pozitron ışınlarını belirlemek için beyin tomografisi çekilir. Bu yolla beyindeki anormallikler teşhis edilebilir.
RADYOAKTİVİTENİN ZARARLARI:
Radyoaktif ışınlar canlı hücrelerine etki ederler. Basta kanser olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar. Nesiller boyu kalıtsal bozukluklar meydana getirebilir.
Düşük seviyeli radyasyonun tek belirgin sağlıksal etkisi sonraki kuşaklarda görülen genetik sakatlıklara sebep olmasıdır. Genellikle genetik bozukluklar olarak adlandırılan bu sakatlıklar renk körlüğünden mongolizm gibi ciddi hastalıklara kadar çeşitlilik gösterir.
Radyasyonun tıbbi kullanımının X ışını ile tanı yöntemlerinde girişimsel radyolojide nükleer tıpta ve radyoterapide sağlık için apaçık faydaları vardır. Ancak özellikle uygun olarak uygulanmadıysa yüksek doz radyasyonun (radyoterapi girişimsel radyoloji) iyi belirlenmiş riskleri ve küçük dozda radyasyonun da (tanı amacıyla kullanıldığında olduğu gibi) muhtemel zararlı etkileri vardır.
Radyoterapide büyük dozların uygun kullanımı ciddi zararları engeller fakat küçük dozlarda bile tamamen elimine edilemeyen bir risk vardır. Bu nedenle radyasyonun tanı amaçlı kullanımı muhtemel hasarı en aza indirirken tanı açısından kazanımın yüksek olmasını sağlayan bir metodolojiye ihtiyaç gösterir. Metinde dozu ve bu nedenle radyasyonun tanı amaçlı kullanımındaki riski minimalize etmek için bol miktarda bilgi sağlar. Bu amaca gereksiz (doğruluğu kanıtlanmamış) incelemelerden sakınarak ve tanısal kalite ve hastalara verilen aşırı dozların azaltılması ile ulaşılabilir.
Radyasyonun tıbbi amaçlarla kullanılmasında sadece tıbbi değil aynı zamanda radyasyon riskleriyle de ilgili bilgi gereklidir.

İyonlaştırıcı radyasyonun tıpta kullanımı insan sağlığına faydalı mıdır?
Radyasyonun tıbbi kullanımının hastalara faydası şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterilmiştir.
Modern tanısal radyoloji daha hızlı ve daha doğru tanı sağlar ve hastalıkların büyük kısmının izlenmesini sağlar. Radyolojik işlemlerin (düz film radyografisi floroskopi kompüterize tomografi) vakaların yarısında tanı hızına önemli etkileri olduğu ve vakaların büyük kısmında kararda önemli oldukları tahmin edilmektedir. Dahası bazı hastalıklar için yüksek risk altında olan belli popülasyonlara faydalı olan birkaç görüntüleme işlemi (mammografi gibi) geliştirilmiştir. Buna ek olarak son 10- 20 yıl içinde bir çok girişimsel radyolojik işlem ( mesela anjioplasti) kardiyovasküler sistem santral sinir sistemi ve başka organ sistemlerinin çok ciddi ve hayatı tehdit eden hastalıklarının tedavilerinin etkinliğine ciddi katkı sağlamışlardır. Bu işlemler ayrıca ucuzdurlar (cost effective).
Nükleer tıp radyofarmosötik denen radyoaktif maddeleri bazı hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanır. Bu maddeler özellikle vücuttaki bir organ veya hücre tipi tarafından alınmak üzere geliştirilmişlerdir. Tanı amacıyla vücuda verilmelerini takiben ya dağılım görüntülerini (hem uzay hem zamanda) veren dış ölçümler ile ya da kan idrar ve başka ortamlarda aktivite ölçümleri ile takip edilirler. Her durumda elde edilen bilgi fonksiyonel karakterdedir. Bu bilgi başka yollarla elde edilemez veya daha az doğrulukla elde edilebilir. Bu nedenle nükleer tıp onkoloji (tanı ve evreleme) kardiyoloji endokrinoloji nöroloji nefroloji üroloji ve diğer alanlarda özel tanı bilgisi sunar. Halen kullanılan metotların çoğu yüksek hassasiyet özgüllük ve tekrarlanabilirlik gösterdikleri için ilk seçenektirler. Yüksek oranda ucuzdurlar (cost effective). İlaveten bu işlemlerin invasiv olmadıkları ve hastaya hiç bir direk komplikasyon riski getirmedikleri belirtilmelidir.
İyonlaştırıcı radyasyonun elektrikli kaynaklarının (X ışını üniteleri elektron hızlandırıcıları) kapatıldıklarında radyasyon yaymayı durdururlarken radyoaktif kaynakların radyoaktif bozunma süresince değiştirilemeyen bir şekilde radyasyon yaydıkları unutulmamalıdır. Bunun anlamı büyük terapötik miktarlarda radyonüklit verilen hastalar için personelin hasta yakınlarının arkadaşlarının ve toplum üyelerinin maruz kalmasını engellemek için hastanede oldukları sürece ve sonra eve gittiklerinde bazı tedbirlerin alınması gerektiğidir.

RADYOTERAPİ (IŞIN VEYA ŞUA TEDAVİSİ)
Dozun dikkatli bir şekilde ayarlanması ile yüksek enerji veren radyasyon kanser hücrelerini öldürmede kullanılabilir. Radyasyon terapisi kanserli hastaların yaklaşık yarısında ya tedavinin bir parçasıdır ya da tek tedavi biçimidir. Radyasyon terapisine; radyoterapi ışın tedavisi kobalt tedavisi veya şualama denir. Bu türden bir tedavi şekli yalnızca radyasyon alabilecek alanlarda ortaya çıkan kanser hücreleri için etkilidir. Radyasyon cerrahi müdahaleden önce kanserli bir tümörün küçültülmesi için cerrahi müdahaleden sonra geriye kalan kanser hücrelerinin büyümesinin durdurulması veya antikanser ilaçları ile ölümcül bir durumda olan bir tümörün ortadan kaldırılması için kullanılabilir.
Radyasyon özellikle lenf düğümleri veya ses tellerindeki habis tümörler gibi belli lokalize kanser çeşitlerinin tedavisinde etkilidir. Cerrahi müdahaleye benzer olarak radyasyon da eğer kanser tüm vücuda yayılmışsa veya fadyasyonun giderilebileceği alan dışındaysa tedavi edici niteliğe sahip değildir. Ancak tedavi muhtemel olmasa bile radyasyon terapisi yine de kullanılabilir. çünkü tümörleri küçülterek neden oldukları basınç ve ağrıyı azaltabilirler veya kanamayı durdurabilirler. Genellikle radyasyon cerrahi müdahaleden daha az bir fiziki rahatsızlık verir. Ancak bazı zorlu yan etkileri ortaya çıkarabilir. Bu türden yan etkiler x ışınlarının normal dokulara verdiği zarar şeklindedir. sonuçta cildinizde tahriş yutma güçlüğü ağızda kuruluk bulantı ishal saç dökülmesi ve enerji kaybından rahatsız olabilirsiniz. Bu etkilerin ne kadar ciddi ve geniş olduğu radyasyonun nedeni ve ne kadar kullanıldığına bağlıdır.
Radyasyon tedavisi Co-60 ya da Lineer Akseleratör gibi cihazlar aracılığıyla vücudun dışından (harici radyoterapi) veya vücut boşlukları ya da doku içine radyoaktif maddelerin yerleştirilmesi yoluyla içerden (dahili radyoterapi) gerçekleştirilir. Tedavilerin şekli hastanın yaşı genel sağlık durumu teşhis edilen kanserin türü evresi yerleşim yeri gibi birçok önemli faktöre bağlıdır. Bu tedavi kararları birçok farklı tıp branşından uzman hekimlerin hastayı en başından beri birlikte görüp değerlendirmeleri sonucu alınır ve her hasta ayrı değerlendirilir. Bu nedenle aynı tip kanser hastası bile olsalar her hastanın tedavisi kendi şartlarında planlanır. Harici radyoterapi sizi radyoaktif yapmaz. Tedaviniz süresince ve sonrasında diğer insanlarla (çocuklar dahil) aynı ortamda birlikte olmanızda çevrenizdekiler açışından hiçbir sakınca yoktur. Evde kullandığınız hiçbir eşyanızı ayırmanıza kesinlikle gerek yoktur. Radyasyon asla bulaşıcı bir özellik taşımaz.

KANSERDE RADYOTERAPİ:
Radyoterapi yüksek enerjili ışınların kanser hücrelerini öldürmek için kullanılmasıdır.Kullanılan değişik tip radyasyon tedavileri içinderin x ışını tedavisikobalt tedavisiradyum tedavisi adları kullanılmıştırbunlardan bazıları günümüzde daha seyrek kullanılmaktadır.
Günümüzdeçağdaş radyoterapivücuttaki bir tümörün içine istenen dozu büyük bir duyarlıkla verebilme yeteneğindedir.
Bu nedenle iyonlaştırıcı radyasyon çağdaş tıbbın hem tanı hem de tedavideki temel araçlarından biridir. Bugün iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmayan ilerlemiş modern tıp pratiği düşünülemez olarak görünmektedir.
Radyoterapi kanserli hastaların tedavisinde en etkili yöntemlerden biri. Bu tedavi tek başına yapılabileceği gibi ameliyat öncesi sonrası ya da kemoterapi ile birlikte de uygulanabiliyor. Radyasyonun tehlikeleri hakkındaki yaygın endişelere karşın günümüzde radyoterapi ile kanser vakalarının tedavisinde önemli başarılar elde ediliyor. Radyoterapi konusunda yaşanan en büyük endişe radyasyonun sağlam dokulara da zarar vermesi yönünde. Oysa yeni teknolojilerle sağlam dokuları korumak mümkün. Radyoterapi uygulama tekniğindeki gelişmelertedavinin pek çok yan etkisinin sıklığını ve şiddetini azaltmıştır.
Eskidenradyoterapi son çare olarak başvurulan bir tedavi olarak görülürdü.Bunun nedeni birazölmek üzere olan hastalara belirtileri kontrol altına almak amacıyla radyoterapi uygulanmasıydı.Bu durum hastanın akrabalarına tam olarak açıklanmaz ve hastanın bir süre sonra ölümü sanki tedaviden kaynaklanmış gibi görülürdü.Radyoterapinin böyle algılanmasındaki bir başka etken ise eskiden radyoterapinin çok fazla yan etkisinin olmasıydı.
Radyoterapikanser tedavisinde çok önemli bir yöntemdir.Bazı kötü huylu tümörleri iyileştirebilir ve diğerlerinde de belirtileri kontrol altına alabilir ve hastalığın gelişimini yavaşlatabilir.
Bu tedavinin uygulanış biçimi büyük ölçüde tümörün yerine bağlıdır ancak bazı ortak yönleri bulunmaktadır.

RADYOTERAPİNİN HEDEFLERİ
Karşılaşılan hastalığın durumuna göre radyoterapiyi amaçlanan hedefe göre genel olarak iki gruba ayırmak mümkündür:

Küratif (İyileştirici) Radyoterapi :
Hastalık hakkındaki mevcut bilgiler ışığında hastalığın tamamen yok edilmesinin mümkün olduğu durumlarda uygulanır. Tek başına ya da ameliyat ve/veya kemoterapi ile birlikte verilebilir.

Şikayetlere yönelik (Palyatif) Radyoterapi :
Bu tip tedavide amaç sadece hastalığın belirtilerini hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmaktır. Örneğin ağrılı bir kemik bölgesine verilen radyoterapi ile ağrı azaltılır. Kanamalı tümörlere uygulanan radyoterapi ile kanama kontrol altına alınır. Bu tip radyoterapi ile verilen doz iyileştirici radyoterapiye oranla daha az tedavi süresi de daha kısadır.

Radyoterapi etkisini nasıl gösterir?
Yüksek dozda radyasyon hücreleri öldürür veya büyüyüp bölünmelerini engeller. Tümör hücreleri bir çok normal hücreden daha hızlı bölündüklerinden radyoterapi bir çok tümör türünü başarıyla tedavi edebilir. Normal hücreler de radyasyondan etkilenir ama tümör hücrelerinde olmayan özel onarım mekanizmalarıyla bu etkiden kısa sürede kurtulurlar. Normal hücreleri korumak amacıyla doktorlar günlük radyasyon dozunu düşük tutup toplam tedavi süresini zamana yayarlar. Doktorlarınız ayrıca olabildiğince normal dokuyu korumaya ve radyasyonu hastalıklı bölgeye yönlendirmeye özen gösterirler.

Radyoterapi nasıl yapılır?
Radyolog : teşhiste uzmanlaşmış doktor.
Radyoterapist: tedavide uzmanlaşmış doktor.
Tedavi doktor tarafından planlandıktan sonra ilk yapılacak işlem ışın alınacak alanın vücudun üzerinde belirlenmesidir .Bu alan belirlenirken çoğunlukla bir çeşit röntgen teşhis cihazı olan simülatörden yararlanılır. Simülatör cihazı altında bir masada kımıldamadan ortalama yarım saat yatmak gerekir. Tedavi alanının sınırları genellikle bir boya ile çizilir. Bu boyalı alanlar her gün aynı yere ışın alınmasını ve bu konuda bir hata yapılmamasını sağlar. Doktorun vermek istediği ışın miktarına göre ne kadar süreyle radyoterapi makinası altında kalınacağını fizik uzmanları hesaplar. Doktorun çizdiği tedavi alanına fizikçilerin hesapladığı dozda ışını tedavi teknisyenleri verir.
Tedaviye hafta sonları (Cumartesi-Pazar) hariç genellikle her gün gelmek gerekir. Tedavinin kaç gün süreceğini doktor belirler. Dozaj:Hastanın alacağı radyasyon miktarı rad adı verilen ünitelerle belirtilir.
Şu anda kullanılan terim Gray(Gy) dir. 1 Gy 100 rad’a eşittir.
Radyasyonun dozuna karar verme tedavi planının en kritik noktasıdır. Dikkatli bir planlama görünen tümöre uygun dozu verirken sağlam dokulara zarar vermeden görülmeyen tümör odaklarını da etkilemesini sağlar.
Bu iki amacı sağlayacak dozu hesaplamak zordur çünkü tümörün evresi ve boyutu hesaba katılmalıdır. Değişik dokuların radyasyona cevabının farklı olduğu unutulmamalıdır. Radyasyon Onkoloğu tümörü harap etmek için gerekli total dozu hesapladıktan sonra verilecek olan günlük dozu hesaplar. Buna fraksinasyon takvimi denir.
Tedavi sayısı: Genelde radyasyon haftada 5 gün verilir. Bu takvim tümöre bağlı olarak 2 ila 8 hafta devam edebilir. Bu sürede kullanılan tedavinin şekli ve gereken dozajda önemlidir.
RADYOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ:
Radyoterapinin amacı kanserli hücreleri yok etmektir ama bu arada tedavi alanı içinde kalan sağlıklı hücreler de etkilenecektir. Bu şekilde ortaya çıkabilecek yan etkiler çoğu zaman hafif olmakla beraber bazı hastalarda önemli sakıncalar yaratabilir.Radyoterapi olası yan etkilerinden olabildiğince kaçınabilmek amacıyla seanslara bölünerek verilir. Özel durumlar dışında haftanın 5 günü uygulanır hafta sonu 2 gün ise sağlıklı hücrelerin kendini toparlamasına izin vermek amacıyla dinlenilir. Ayrıca yan etkileri asgariye indirebilmek için tedavi alanı içinde kalan ve ışınlanmasına gerek olmayan sağlıklı dokuları radyasyondan korumak amacıyla özel yapılmış kurşun koruma blokları kullanılır.
Yan etkiler genellikle ilk günlerde değil ilerleyen günlerde doz arttıkça başlar. En sık görülen yan etkisi tıpkı güneş yanığında olduğu gibi cildin kızarması ve tahriş olmasıdır. Birçok hasta tedavi ilerledikçe gelişen yan etkileri esas hastalığının artmaya başladığı hatta hastalığın başka yerlere atladığı şeklinde yorumlamaktadır. Yan etkilerin çok büyük bir bölümü tamamen geçicidir. Tedavi sonrası bazıları günler bazıları haftalar içinde kaybolacaktır. Ayrıca her yan etki için yakınmaları hafifletecek tıbbi çareler mevcuttur. Bazen birtakım ilaçlar kullanarak bazen tedaviye bir süre ara vererek bu yan etkileri hafifletmek mümkündür. Yan etkiler asla tedavinin kötü gittiği ya da bir işe yaramadığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Radyoterapinin yan etkileri tedavi süresince görülen "erken komplikasyonlar" ve tedaviden bir süre sonra beliren "geç komplikasyonlar" olarak sınıflandırılır. Ayrıca olası yan etkiler tedavinin uygulandığı bölgeye göre değişir .
Radyoterapi uygulanması çoğunlukla bazı bölgesel yan etkilere neden olur.Bunlar kan dokudacilttebaş ve boyun bölgesindegöğüs kafesi bölgesinde ve mide ve karın bölgesinde olmak üzere 5 çeşittir.Ancak bu yan etkilertedavinin uygulandığı bölgeye göre değişir.Genel olarak aşağıdaki yan etkiler tedavinin hemen bütün tiplerinde sık görülür:
*Yorgunluk ve enerji azalması
*Özellikle karın bölgesine ışın uygulanıyorsa bulantı ve kusma
*Tedavinin uygulandığı bölgede deri üzerinde hafif bir kızarıklık

Radyoterapinin olası yan etkileri birçok faktöre aynı anda bağlıdır:
Tedavi alanının genişliği ve lokalizasyonu : Alan genişledikçe komplikasyon riski artar. Ayrıca tedavi alanının içinde yer alan kritik organ sayısı ve hacmi arttıkça risk artar. Her organın radyasyona direnci değişiktir. Özellikle radyasyona toleransı az olan böbrek karaciğer gibi dokuların alan içinde bulunduğu durumlarda azami dikkat gerekir.
- Uygulanacak toplam ve günlük doz miktarı: Gerek toplam ve gerek günlük doz miktarı ne kadar yüksekse yan etki riski de o kadar yüksek olacaktır.
- Hastanın yaşı ve genel durumu: Yaşlı ve direnci düşük hastalarda genel durumu bozuk hastalarda radyoterapiye bağlı yan etkiler daha çabuk gelişir ve daha problemli seyreder.
- Tedavinin kalitesi: Doğru cihaz seçimi doğru planlama ve tedavi süresince dikkatli bir takiple yan etki olasılığını asgariye indirmek mümkünüdür.

Radyoterapi alacak hastalar için “Üç boyutlu radyoterapi” ve “klasik radyoterapinin” farkı nedir?
Radyoterapide temel amaç sağlıklı dokuları olabildiğince koruyarak tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun artırılmasını sağlamak. Son 10 yılda gelişen radyoterapi teknikleriyle tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun arttırılmasıyla tedavide de başarı oranının arttığı gözleniyor. Üç boyutlu radyoterapi tekniğiyle tümör ve hedef dokulara seçici olarak yüksek doz ışın vererek hastalık tedavi edilirken normal sağlıklı dokuların maruz kaldığı radyasyon dozunun hasar görülmeyecek düzeye azaltılması sağlanıyor. Klasik radyoterapiye oranla baş- boyun kanserleri beyin tümörleri meme kanserleri prostat kanserleri pankreas kanserleri gibi bir çok kanser tipinde tedavi başarısını arttırıyor ve yan etkilerini azaltıyor.

İyonlaştırıcı radyasyonun tıpta kullanımının riskleri var mıdır?
Hem gebe kadınlardaki fetüsün hem de çocukların erişkinlere göre daha radyosensitif oldukları düşünülmektedir.
Bazı riskler olduğu aşikardır. Radyasyona bağlı riskin büyüklüğü daha yüksek radyasyon miktarlarında daha fazla risk olacak şekilde dozla ilişkilidir. Tanısal X ışını ve tanısal nükleer tıp çalışmalarının sağlığa tartışmasız faydaları genel olarak istenmeyen az riskli (olasılık) etkilere eşlik edebilir. Bu gerçek iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarını tanıda kullanırken hesaba katılmalıdır. Radyasyon tedavisinde büyük miktarlarda radyasyon gerektiği için radyasyonla ilgili istenmeyen etkilerin riski ölçülebilir şekilde yüksektir.
Radyasyona maruziyeti idare etmenin amacıhastalıkların etkili şekilde önlenme tanı ve aynı zamanda tedavilerindeki aşikar faydadan özveride bulunmadan veya çok fazla sınırlamadan varsayılan riski minimalize etmektir (optimizasyon). Tanı veya tedavi için çok az radyasyon kullanıldığında istenmeyen radyasyon etkilerine bağlı olmasa da riskte artış olduğuna işaret edilmelidir. Çok düşük miktarda radyasyon tanıda tanı için yeterli bilgiyi sağlamayan bir görüntüye radyasyon terapisinde de yeterli radyasyon verilmemesi tedavi edilen kanserin kürü sağlanmayacağı için artmış mortaliteye neden olur.
Tecrübeler iyonlaştırıcı radyasyonun tıpta kullanılacağı şartların mantıklı seçiminin tahmin edilen muhtemel yan etkilere göre çok daha fazla sağlık kazancının olduğunu gösteren bol miktarda delil sağlamıştır.

Radyasyon tedavisinin yapılması sırasında radyasyon riskini azaltmak için ne yapılabilir?
*** Uygun endikasyonlara dayalı radyoterapi bir hastanın yaşamını uzatmakta veya sadece paliyatif tedavinin mümkün olduğu durumlarda şikayeti azaltıp hastanın yaşam kalitesini arttırmak için sıklıkla başarılı bir yoldur. Bu başarıya ulaşmak hem belli bir hastanın ışınlanmasını planlarken ve hem de dozun gerçekten verilmesi sırasında uygulamada en üst derecede standartları ( verilen dozun doğruluğu) gerektirir.

***Aslında vakaların büyük çoğunluğunda genel olarak radyoterapinin doğruluğunun kanıtlanması hakkında soru sorulamasa da belli bazı vakalarda verilen dozu ve ışınlanan hacmi azaltmak için artan çabalar vardır. Bu özellikle hemen her zaman kemoterapi ile beraber olmaları nedeniyle radyasyon onkolojistinin doz ve ışınlanan hacmi ve böylece takip eden yan etkileri azaltma imkanı olan Hodgkin hastalığı gibi özel bazı kanser tipleri ve çocuk kanserleriyle ilgilidir.

Hastaların radyasyon ile tedavileri diğer insanları tehlikeye atar mı?
• Tıbbi radyasyon hastaya hastanın dışındaki bir kaynaktan (mesela tanı için X ışını cihazı veya radyoterapi için lineer hızlandırıcı) verilebilir.Hasta aldığı doz ne olursa olsun radyoaktif hale gelmez ve radyasyon yaymaz. Sonuç olarak bu türdeki hastaların ailelerine veya diğer insanlara kesinlikle hiçbir radyasyon zararları yoktur.
• Tıbbi radyasyon verilmesinin bir diğer yolu radyoaktif malzemenin hastanın içine verilmesidir. Böyle durumlarda hasta radyasyon yayar. Tanısal nükleer tıp çalışmaları için (kemik veya tiroid taramaları gibi) enjekte edilen radyoaktivite miktarı küçüktür ve bu hastalar aileleri veya toplum için bir zarar teşkil etmezler. Bu hastalar işlemden hemen sonra taburcu edilirler.
• Tiroid kanseri veya bazı vakalarda hipertiroidizm için yüksek aktivitede iyot-131 ile tedavi edilen hastalar veya kalıcı radyoaktif kaynak implantı olan hastalar (brakiterapinin özel bir kategorisi) özel bir durum oluştururlar. Bir klinik veya hastaneden eve gönderildiklerinde özel davranış kurallarına uymazlarsa kendi aile bireylerine biraz risk – düşük de olsa – oluştururlar. Bu hastalara tedavilerinden sorumlu olan uzmanlar tarafından çocuklarla yakın vücut temasından sakınmaları ve diğer gerekli önlemler konusunda bilgi verilmelidir.
RADYASYON TERAPİSİNİN KANSER TEDAVİLERİNDEKİ YERİ:
AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Radyoterapi ya göğüs içine ya da ikincil tümörler varsa tümörün yayılmış olduğu baş bölgesine verilir.Beyine radyasyon bir koruma önlemi olarak verilebilir çünkü kemoterapi beyinde yeterince etki göstermeyebilir.

GÖĞÜS KANSERİNİN TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Yalnızca tümörün alınmasında göğüs korunur ama üç ya da dört haftalık bir radyoterapi tedavisi gerekir.

BEDENE YAYILMIŞ TÜMÖR TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Tümör kemikte ağrıya neden oluyorsa özellikle radyoterapi yararlıdır.

RAHİM BOYNU(SERVİKS)KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Kanserin yalnız servikste olduğu (aşama 1)hastalara bazen radyoterapi önerilebilir ama bu tür tedavi daha çok kanserin daha fazla ilerlediği hastalara (aşama2-4)uygulanır.Tedavi biraz karmaşıktır.Küçük bir operasyonla rahime bir radyoaktif kaynak yerleştirilir.Radyum çubukbirkaç gün bu bölgede bırakılır.Bu tür tedaviyle çok küçük bir bölgeye çok yüksek doz radyasyon verilebilir ve bu tedavi bilinen dış tedavi ile birlikte uygulanır.
Radyoterapi kaçınılmaz biçimde bazı yan etkilere neden olur.Bunlar arasında ishalkısırlık ve mide bulantısı bulunmaktadır.Ne yazık ki bazen erken menopoz da sık görülen bir yan etkidir.

RAHİM KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Tümör rahim içinde fazla yayılmışsa cerrahi tedavisinin yanı sıra radyoterapi de uygulanır.Bu durumda sonuçlar oldukça iyidir.Hastaların yarısı tam olarak iyileşir.Ancak eğer tümör rahim dışında çevredeki dokulara da yayılmışsa ameliyatın pek yararı yoktur ve tek başına radyoterapi kanseri tedavi etmek için kullanılır.Radyoterapi kanserin büyümesini kontrol altında tutabilir ama hastaların yalnızca %10’u tam olarak iyileşir.

YUMURTALIK KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Geniş bir alana (karın ve karnın alt bölgesi) 6 ile 8 hafta arasında değişen sürede tedavi uygulanır.Genelde yan etki olarak orta derece ya da şiddetli bulantı ve ishalayrıca halsizlik görülür.

PANKREAS KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Radyoterapinin tedavideki rolü sınırlıdır.Rektum kanserinin ameliyatla alınmasından sonra eğer cerrah bu bölgede kanserin yeniden ortaya çıkabileceğini düşünüyorsa ameliyat bölgesine radyoterapi uygulanabilir.Ayrıca kanserin karaciğere sıçraması nedeniyle karaciğerde büyüme ve ağrı varsa yine radyoterapi uygulanır.

MİDE KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Mide kanseri tedavisinde radyoterapi pek kullanılmaz ancak belirtileri kontrol altına almak için gerekli olabilir.

İDRAR KESESİ KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Kanser sistoskopi yoluyla tamamen çıkarıldığı fakat kontrol altına alınamadığı durumlarda çeşitli biçimlerde radyoterapi kullanılabilir.Radyoterapinin yan etkileri arasında şunlar da sayılabilir:
-Sık idrara çıkma
-İshal
-Daha uzun bir süre sonra mesanede küçülme ve nedbe dokusunun oluşması.
PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Prostat kanseri son derece sık görülürse de tam olarak nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Radyasyontümör fazla yayılmamışsa cerrahi tedaviye seçenek olabilir.Eğer tümör yayılmışsa prostatın tedavisi için radyoterapi uygulanırkendiğer bölgelerdeki tümörün kontrol altına alınması için ek bir tedavi uygulanır.
Radyoterapi ayrıcatümörün yayılmış olduğu kemiklerdeki ağrının azaltılması için de uygulanabilir.
DERİ KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Eğer kanser deride ya da lenf bezlerine yayılmamışsa ya da bölgelerde tekrarlanmamışsayeni bir ameliyat ya da radyoterapi düşünülebilir.
KALIN BAĞIRSAK(KOLON)VE REKTUM KANSERİ TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ:
Ameliyata ek olarak rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce bazen ameliyattan sonra gerek olursa RADYOTERAPİ de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir. Ne yazık ki tüm bu tıbbi müdahalelerhastanın ömrünü belli bir süre uzatmaktan ibarettir.Klasik yönden operasyonkemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalar hastalığı sıfırlayamamaktadır.
SİMÜLATÖR:
* Simülasyon radyasyon tedavisinde hastanın radyoterapi cihazına alınmasına kadar geçen yoğun emek ve özen isteyen süreçte en önemli başlangıç noktalarından biridir. Simülasyon sözcük anlamı ile hastanın gerçek tedavi cihazı altındaki durumunun taklit edilmesidir. Simülatör tedavi alanlarının en iyi biçimde belirlenmesine olanak sağlayan yüksek rezolüsyonlu X ışını cihazıdır.


*Uzman hekim ve fizikçiler denetiminde belirlenen alanların simülasyon filmleri çekilir. Çekilen filmlerin yine uzman ekip tarafından incelenmesi ile hedef alınan volüm filmler üzerinde lokalize edilir ve korunabilecek tüm normal dokular için gerekli koruyucu kurşun blok belirlemeleri yapılır.

Bilgisayarlı Tedavi Planlama Sistemi
Tedavi edilmesine karar verilen tüm olgularda özenle yapılan simülasyon sonrasında uzman hekimler tarafından belirlenen bölgelerden geçmek üzere bilgisayarlı tomografi (BT) ve gerektiğinde manyetik rezonans (MR) ultrasyon nükleer görüntüleme radyodiyognostik röntgen vb. cihazlardan görüntü kesitleri alınır.





Yüksek Doz Uzaktan Yüklemeli Brakiterapi Sistemi
• Çoğu zaman olguların dışarıda verilen radyasyon ile tedavi edilmesi tercih edilirken bazı durumlarda tümör ve tümöre yakın bölgelere radyoaktif madde içeren apikatörler yardımı ile radyasyon verilmesi daha uygun olabilir.

• Kaynak olarak bulunan iridyum-192 içeren brakiterapi cihazı ile doğrudan tümör dokusu yada beden boşluklarına yerleştirilen aplikatörler yardımı ile yanlızca tümör ve çevresine ışın verilebilmektir.
• Bu tedavi sisteminde aplikasyon yapıldıktan sonra hasta tedavi odasında yalnız kalmakta ve radyasyon oda dışındaki planlama odasındaki kumanda merkezinden yönlendirilmekte ve böylece görevli personelin radyasyon almaması sağlanmaktadır.
• Son yıllarda önem kazanmakta olan ve radyoterapinin etkilerini artırdığı birçok çalışmada kanıtlanan "hipertermi" cihazının getirilmesi ile ilgili çalışmalar sürmektedir.
• Ayrıca sadece en önde gelen araştırma merkezlerinde bulunan radyo fizik ve radyobiyoloji araştırma laboratuar ve bölümleri de kurulma aşamasındadır.
• Sonuç olarak ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ RADYOTERAPİ MERKEZİ dünyanın en gelişmiş radyoterapi merkezleri ile yarışabilecek düzeyi ile Bursa ve çevresinin gurur kaynağı olacaktır.


LİNAC - Lineer Hızlandırıcı(LinearAkseleratör)
COBALT-60
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsored Links
Cevapla

Bookmarks

Tags
kullanımı, radyoaktivitenin, tıpta


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2008 Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı Mayıs Dönemi Ek Yerleştirme Sonuçlar нüzüη Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 09-10-2008 11:46
Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2008-YDUS Ekim Dönemi) Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 06-10-2008 20:53
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2008-TUS Eylül Dönemi) Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 06-10-2008 20:51
Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2008-YDUS Mayıs Dönemi) Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 06-10-2008 20:50
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2008-TUS Nisan Dönemi) Yaso Sınavlar ve Hazırlık - ÖSYM 0 06-10-2008 20:46


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:24 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Website Statistics
Toplist
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız doganinternet@hotmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to doganinternet@hotmail.com

DMCA.com