Ödevler Katagorisinde ve Türk Dili ve Edebiyat Forumunda Bulunan 19. ondokuzuncu asır şiirinin teması nazım bicimi beyitleri ve yorumları Konusunu Görüntülemektesiniz.->ondokuzuncu asır adlı şiirin biçimsel yönden incelemesini yapan var mı ? forumson.com - [Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye Olmak İçin ...
|
|
|
|||||||
|
|
#1 (permalink) |
|
ondokuzuncu asır adlı şiirin biçimsel yönden incelemesini yapan var mı ?
forumson.com - [Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayınız...] biçimsel yönden inceleme: ölçü uyak redif nazım birimi nazım biçimi aliterasyon asonans tekrir tema:modernleşme nazım şekli:kaside uyak biçimi aa ba ca şeklinde nazım birimi beyit ölçü:aruz ölçüsü Umarım yeterli olur... Manzume bu asırda düşünce ışıklarının en son noktaya eriştiğini belirterek başlıyor. Olmaz zannedilen bir çok şey bu asırda mümkün hale gelmişti. Yeni keşifler eski kanaatleri alt- üst etmiştir. Kimyevi araştırmalar madde hakkındaki görüşleri tamamıyla değiştirmiştir. Eskiden basit zannedilen şeylerin zor zor zannedilen şeylerin basit olduğu görülmüştür. Bu asırda ilmin esası öğrenilmiştir. Mantığın yerini tecrübe almıştır. Tecrübe sayesinde birçok bilinmeyen bilinir hale gelmiştir. Eskiden mecaz olarak bilinenler gerçek gerçek zannedilenler mecaz olmuştur. Eski bilgiler belki de temelinden yıkılmıştır. Astronomi coğrafya fizik ve kimya artık zihni kuruntulardan ve vesveselerden ibaret değildir. Nazari meseleler artık denemeye dayanmaktadır. Deneme nazari fikirler için tam bir senet vazifesi görür. Bu sebeple eski zanna dayanan fikirler kesin bilgiler olmaya başlamıştır. Bu asırda parlak akıllar gökyüzüne yükseliyor. Çekim kanunu adeta bir merdiven vazifesini görüyor. İnsan düşüncesi yerin derinliklerine de inebiliyor. Dünyanın yaratılışına ait ****ller din kitapları arasında değil yer tabakaları arasında araştırılıyor. Bilgi sayesinde elektrik ziya buhar mıknatıs insanın elinde bir hareket unsuru oluyor. Işık eskiden sanatkârlar tarafından haberciye benzetilirken bu gün gerçekten bu işi görüyor. Ses mesafelerin tayininde sadık bir haberci olmuştur. Buhar karanlıkları aydınlatıyor. Elektrik dört bir tarafa haberler taşıyor. Buhar kuvveti karada ve denizde bir taşıma Hızır’ı oluyor. Bütün bu keşiflerin yapıldığı asır evvelki asırlardan üstün olmakla övünse hakkı değil midir?Bu yüzyılda artık eski çağlardan kalma efsanelerin bilgilerin hiçbir değeri kalmadı. Ne Hızır’ı ebedi hayata ulaştırdığı söylenen “çeşme-i hayvan” ne bütün hastalıkları iyi eden “daru-yı sührab” ne efsun nüshası ne müneccimlerin yıldızlarla insan talihi arasında bulduğu ilişkiler ”nahs-ı kıran” ve “sa’d-ı tevali” ne remil ve kehanet ne cifriyat kaldı. Artık ne hüma kuşunun mutluluk getirdiğine ne de baykuşun uğursuzluğu haber verdiğine inanılıyor. Ne Atlas omuzlarında gökyüzünü taşıyor ne Zühre yıldızı bir tanrı. Eflatun’un fikirleri kâinatın yaradılışı için bir esas olarak görülmüyor. 19. asrın ilmi bütün bu batıl inançları yıktı. Tanrı’nın birliği fikri bu asrın felsefesine temel oldu.Akıl Tanrının birliği fikrini ispat ettiği için bütün milletler birlik yolunu tutuyorlar. Hak ve vazifenin sınırları tespit edildi artık insanlar ne birbirlerini zorlayabilir ne de üstün olmakla ezebilirler. Şahısların haklar artık kanunlar tarafından korunuyor. Cemiyet hayatına başka bir düzen verildi. Ne Amr Zeyd‘in (Ali Veli’nin) esiri Ne Zeyd Amr‘ın (Veli Ali’nin) efendisi. Kanunlar eşitlik prensibine göre yapılıyor. İlmin yayılması zihinleri aydınlattı. Matbuatın feyizleri noksanları tamamladı. Bütün bu yenilikler maalesef doğudan değil batıdan doğdu. Doğu artık söndü. Ne Türkiye’nin ne Arabistan’ın ne Herat’ın şöhreti kaldı. Zaman terakki zamanı cihan ilim cihanı. Böyle bir asırda topluluklar hiç cahil yaşayabilir mi?Bu manzumede bizi ilgilendiren taraf onun doğan bir âlem ile çöken bir âlemi derli toplu bir şekilde karşılaştırarak bizlere sunmasıdır. Burada on dokuzuncu asrın ilim ve tekniğine hayran ortağı küçümseyen bir zihniyetle karşılaşıyoruz. Akla tecrübeye ve insana karşı derin bir inanç var.Manzume dili bakımından eskidir. Hemen hemen şairane bir özellik taşımaz. Divan edebiyatının bütün edebi sanatlarından sıyrılmıştır. Bu sebeple de çıplak ve kuru bir fikir ifadesinden ileri gidememiştir. Doğal bir gazete makalesinin şiire sokulmuş hali gibidir. Şiir fikir yanında feda edilmiştir. Düşünceleri vereceğim diye şiire önem verilmemiştir. Bu sıralarda da pozitivizmi ve materyalizmi aşırı derecede savunan Beşir Fuad yalnız Divan edebiyatına karşı değil Tanzimat’tan sonra batılı romantikleri taklit eden yazarlara karşı da şiddetle hücum edecektir. Beşir Fuad ile Sadullah Paşa sadece dünya görüşleri olarak değil ölümleri ile de birbirlerine benzerler. İkisi de intihar eder.alıntıdır
__________________
![]() Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşşağıdaki linke tıklayınız [Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
|
|
|
|
|
|
|
| Sponsored Links |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| 19, asır, beyitleri, biçimi, nazım, ondokuzuncu, teması, ve, yorumları, şiirinin |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nazım Hikmet Ran (Nazım Hikmet Ran Kimdir? - Nazım Hikmet Ran Hakkında) | Korax | Biyografiler | 0 | 03-18-2009 22:44 |
| Nazım Hikmet Ran (Nazım Hikmet Ran Kimdir? - Nazım Hikmet Ran Hakkında) | Korax | Türkiye'den | 0 | 12-26-2008 11:06 |
| Divan Edebiyatı Nazım Biçimi | Yaso | Türk Dili ve Edebiyat | 0 | 12-14-2008 14:49 |
| Yeni Asır TV yayında | Yaso | Şifreli uydu yayınları | 0 | 09-12-2008 14:28 |
| Bir asır yaşıyorlar | LeGoLaS | Dünyadan Haberler | 0 | 02-20-2008 11:24 |